Kuzey Bulgaristan’ın orta kesiminde yer alan Pleven kenti yakınındaki Deventsi köyünün altında 10 milyar metreküp doğalgaz yatakları bulunuyor.Yılda bundan 1 milyar metreküp gaz elde edilebilir. Buysa ülkemizdeki doğalgaz tüketiminin üçte birinini oluşturuyor. Daha bu yıl bu doğalgazdan yararlanılmasına geçilebilir.
Bulgaristan’da kullanılan mavi yakıtın % 90’ı Rusya’dan ithal edildiği için, bu ülkemiz için çok nazik bir konudur. Şimdilik ülkemizde elde edilen doğalgaz miktarının toplam gaz tüketimindeki payı % 10 ile 15 arasında seyrediyor.
Deventsi köyü yakınındaki doğalgaz yatakları Amerikan ‘Transatlantic’ Şirketi tarafından ortaya çıkarılmıştır. Uzmanlar, bu bölgedeki doğalgaz yedeklerinin 12 milyar metrekübe ulaşabileceklerini tahmin ediyorlar.
Ekonomi bakanı Trayço Traykov, bu doğalgaz yataklarından bizde kullanılan gazın % 40’ının elde edilebileceğini savunuyor. Ekonomi ve Enerji Bakanlığı hesaplarına göre geçen yıl Bulharistan’daki doğalgaz tüketimi yaklaşık 2.4 milyar metrekübe ulaşmıştır. Karadeniz bölgesinde Kavarna kenti yakınındaki yataklardan yılda 300 milyon metreküp doğalgaz elde ediliyor.Şu an bu bölgede İskoçyalı ‘Melrose’ Şirketi faaliyet gösteriyor. Gorni ve Dolni Dıbnik, Tülenovo, Butan, Dolni Lukovit yataklarından da doğalgaz sağlanıyor ancak bunlar küçüktür ve mavi yakıt tüketiminde belirleyici rolleri yoktur.
Bakan Traykov’un tahminlerine göre, ilgili masraflar, Rusya’dan taşınan yakıtın maliyetinden düşük olacağı için,yeni yataklardan elde edilecek doğalgazın maliyeti, piyasa fiyatlarından % 30-40 oranında daha düşük olacaktır. Demek ki, Bulgaristan’ın yeni doğalgaz yataklarından faydası yalnız Rus mavi yakıtına bağımlılığının azaltılması ile sınırlı kalmayacak, mali yönden de büyük olacaktır çünkü bu yatakları işletecek şirketler hazineye bu iş için para tahsis edecek, yeni iş yerleri açılacaktır.
Bulgaristan ayrıca kaya gazı yataklarını da genişletebilir. Sondajların yeraltı sularını kirleteceğini savunan çevreciler buna kesinlikle karşıdır. Bakan Traykov, Ekonomi bakanlığının görüşünü açıklarken “Mevcut riskler, sanal ortamda çıkarılan sonuçlar temelinde yorumlanamaz” şeklinde konuştu. Bakan Traykov’a göre risk var ancak o öngörülebilir ve yönetilebilir. Kendisi, kaya gazı üretiminin tamamen yasaklanması ile ilgili denemeleri ‘kaya gazına karşı karşıdevrimler’ olarak nitelendirdi, çünkü bu üretimin yasa ile yasaklanması sonucu Bulgaristan, kendi yeraltı zenginliklerini işletemeyecek duruma gelebilir. Bakan Traykov, “bu konudaki moratoryumun neleri içermesine ilişkin ciddi tartışmalar yürütülmelidir” yorumunu da yaptı.
Öte yandan, uzmanlarla bazı yurttaşların başbakana gönderdikleri açık mektupta, ülkemizde kaya gazı üretimine moratoryum uygulanmamasını istiyorlar. Gerekçelerinden biri gazın maliyetidir. Uzmanlar, mavi yakıtın bizde pazarlandığı fiyatların bunun Türkiye, Yunanistan, Almanya, Hollanda ve Avrupa’nın diğer rakip gaz pazarlarındaki fiyatlardan % 30 yüksek olduğunu belirtiyorlar. Bulgaristan böylelikle yılda 150-200 milyon Avro kaybediyor ki, bu para tedarikçinin veya nakil hattı ülkelerinin ellerinde kalıyor. Uzmanlara göre kaya gazına karşı protestolar ülkemizdeki gaz pazarının çeşitlendirilmesi için alternatif bulunmasını engelliyor. Oysa Polonya, Romanya, Ukrayna ve Türkiye’nin bu alanda en aktif oldukları butün bu bölgede ‘klasik olmayan gaz’ incelemeleri çok yoğundur. Bulgaristan bu çalışmalar ile ilgili yasaların yanısıra bu sektöre riskli yatırımları çekmek bakımından da geri kalıyor.
Bulgaristan’ın enerji bağımsızlığı, 2020 yılına kadarki enerji stratejisinin öncelikli çalışmalarından biridir. Kaya gazı incelemeleri ile üretimi ve Karadeniz’deki sondajlar, Rus ‘Gazprom’ unun gaz tekelinin sınırlandırılmasında ciddi bir olanak yaratır.
Çeviri: Neli Dimitrova