Bulgaristan’ın AB’ye katılması üzerinden 5 yıl tamamlandı. Ülkemiz, topluluğa 1 Ocak 2007’de katıldı. Bu münasebetle Dışişleri Bakanı Nikolay Mladenov, AB üyeliğinin ülkemize sağladığı yararların muhasebesini yaptı. “Bundan 5 yıl önce AB’ye katılmamız, bir başarı olmaktan öte başka yaşam tarzı istediğimizin ve bunun başaracağımızın bir kanıtı da oldu” diyen Dışişleri Bakanı Nikolay Mladenov’un sözlerine göre bu 5 yılın ardından geri bakacak olursak muhtemelen istediğimize göre daha az şeyi, ama çoğu insanın beklediğine göre çok daha fazla şeyi değiştirmiş olduğumuzu göreceğiz.
“Siyasi planda ülkemizin AB’ye katılması, bizdeki demokrasinin istikrarını güçlendirdiği kesindir. Uluslararası planda ise üyelik, Bulgaristan’a daha büyük itibar kazandırdı, diyen Bakan Mladenov şunları da ekledi: Bundan önce yıllar boyu konusu durumunda olduğumuz politikaların işlenmesine katılma fırsatını bulduk. Ekonomik planda da ülkemiz, dünyanın en büyük piyasasının bir parçası haline geldi. Rakamlarla ifade etmek gerekirse daha 26 devletten 500 milyon tüketicisi bulunan bir piyasaya erişim demektir . Birliğe katılmakla ülke vatandaşları, AB vatandaşları oldular ve dolayısıyla onların devletten olan beklentileri de arrtı” diyen Dışişleri Bakanı, sözlerini rakamlarla somutlaştırdı: 1 Ocak 2007 tarihinden 10 Ocak 2012 tarihine kadarki dönem içinde AB hukukundan kaynaklanan taahhütlerin yerine getirilmemesinden dolayı Bulgaristan hakkında toplam 235 prosedür başlatıldı. Bunun üzerine ülkemizin yaptığı çalışmalar sonucu bunların 181’i, AB Komisyonu tarafından kapatıldı. Kapatılmayan diğer 54 prosedüreden ise ancak 2’si mahkeme safhasında bulunuyor.
“AB üyeliğimizin 5 yılı boyunca Bulgaristan, birlik kuruluşları çalışmalarına ve karar alma sürecine yoğun bir katılım yaptı. Şu an itibari ile devlet olarak biz, 500’den çok direktifin, 3000’den çok yasal düzenlemenin ve 200’den çok kararın görüşülmesi ile onaylanmasına katıldık. Bulgaristan mevzuatına toplam 2 200’den çok AB direktifinin aktarılması için çalışmalar yapıldı ” diyen Dışişleri Bakanı, radyomuza konuşurken ayrıca Avrupa’daki ekonomik kriz ve gittikçe çok devletin borçlarını kapatmak durumunda olmaması bağlamında uzun vadeli planda AB’nin varlığını sürdürebileceğine dair duyulan bazı şüpheleri de yorumladı. Bakan Mladenov, Avrypa’daki borç krizine rağmen AB’nin en beğenilen taklit modeli olmaya devam ettiğini öne sürdü:
“AB’nin uzun vadeli planda varlığını sürdüreceğine eminim. Çünkü hem ülkelere şimdi içinde bulundukları krizden çıkmaları açısından hem de geri kalan diğer ülkelerin de rekabetçi ekonomiler geliştirmeleri açısından kilit önem taşıyan birliğin birkaç ayağı vardır. Birincisi birleşik piyasadır. Bu piyasa, insan, mal ve hizmetlerin serbest dolaşımı, II. Dünya Savaşının sonundan bu yana kıtamızda en büyük gelişme ve büyüme kaynağıdır. İkinci ayak ise Avrupa’nın dünyanın en büyük piyasası olmaktan öte küresel çapta en yenilikçi ekonomilerden biri olmasıdır. Üçüncü ayak da, dünya genelindeki gelişmelere baktığımızda, Avrupa’daki borç krizine bakılmaksızın bütün dünyada AB gibi böylesine büyük taklit duygusu uyandıran başka bir model olmamasıdır. Herkes, AB’ye benzemek istiyor, Avrupa-Asya Birliğine benzemek isteyen yoktur ” diye konuştu Bakan Mladenov.
Önümüzdeki hafta hükümet, Halk Meclisi’ne Bulgaristan’ın AB’nin krizden çıkış amaçlı sözüm ona Mali Briliği ile ilgili taahhütlerine ilişkin görüşmelerin gidişatına dair bilgi verecek. Bakan Mladenov’un sözlerine göre Bulgaristan’ın tutumunu kısaca şu sözlerle ifade etmek mümkündür: “Avrupa’daki mali disipline “evet”, ekonomi politikamıza kısıtlamaların getirilmesine “hayır”.
Çeviri : Tanya Blagova