İktidarda olan sağ merkezci parti GERB tarafından aday gösterilip cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanan Rosen Plevneliev bugün işbaşı yaptı. Cumhurbaşkanlığı görevinin Rosen Plevneliev’in selefi, muhalif BSP’nin eski lideri Georgi Pırvanov’tan devralınması töreni, Pazar günü alışılmadık bir resmiyetle düzenlendi. Yaklaşık iki saat süren törende Muhafız Birliğine büyük rol verildi. Bu protokol değişikliğinin önemi, yeni devlet başkanının Anayasa’dan kaynaklanan bir çelişkiye tabi olan cumhurbaşkanlığı makamının prestijini artırma arzusunda aranmalıdır.
Ülkemizde cumhurbaşkanı bir yandan nispeten kısıtlı, neredeyse temsili yetkilere sahiptir, öte yandan ise doğrudan halk tarafından seçilen tek üst düzey devlet görevidir. “Aziz Aleksandar Nevski” katedrali önündeki merkez meydanında düzenlenen remi törende yaptıkları konuşmalarda hem yeni hem şimdiye kadarki cumhurbaşkanı, devlet başkanının Bulgaristan’ın siyaset hayatında gittikçe büyük rol alması gerektiği konusunda hemfikir olduklarını gösterdiler. Görev devir teslimi, iki çağın sınırında gerçekleşti.
Eski cumhurbaşkanı Pırvanov, bu görevi ülkemizin NATO ve AB’ye girdiği ekonomik kalkınma zamanında ard arda iki dönem yapmak şansına sahip olurken, onun halefi Plevneliev, görevi bütün AB’nin istikrarını tehdit eden küresel finansal ve ekonomik kriz zamanında üstleniyor. Siyasi özgeçmişi bulunmayan, ancak bölgesel gelişme bakanı görevini iki dönem başarılı ile yapmış olan 47 yaşındaki teknokrat, bu yükü kaldırabilecek mi, acabak? Plevneliev’in yeni, pragmatik ve diyaloğa açık türden bir siyaset adamı olacağı, Bulgaristan’ın rekabetçi ekonomiye sahip ve halkın yaraşır bir hayat sürdüğü orta derecede zengin bir Avrupa devleti olacağı yönünde azimli açıklamalar yaptığını da unutmayalım.
Rosen Plevneliev, misyonunun başarısına olan inancını Bulgar tarihinden ve tarihin bize verdiği ibret derslerinden alıyor: “Avrupa’nın ilk devletlerinden birini kuran bir halkız. Medeniyetlerin kavşağında yaşayan, çokkültürlük ve etnik anlayışın sembolü olan bir halkız” diye vurguladı yeni cumhurbaşkanı konuşmasında ve şöyle devam etti: “Geçmişe bakarsak ancak birlik olduğumuzda ve kendi geleceğimizi kendi ellerimizle oluşturduğumuzda başarılı olduğumuzu göreceğiz. Bu yüzden cumhurbaşkanı olarak ben birleştireceğim, bölmeyeceğim. Geleceğe yönelik vizyonla çalışacağım, Bulgaristan’ın ulusal hedefleri konusunda uzlaşma arayacağım. Avrupa’nın “2020 Programı” vardır, Bulgaristan da 2020 yılına kadar kendi gelişme programını hazırlayacak. Bu programı geniş bir toplumsal tartışma ile hep beraber işleyeceğiz.”
Peki, vatandaşlar yeni cumhurbaşkanından neler bekliyor? Cumhurbaşkanlığı görevinin devir-teslim törenini izleyenlere sorduk.
Elektrik teknisyeni olan Miroslav Pavlov, şöyle cevap verdi: “Cumhurbaşkanı Plevneliev’in adil olmasını bekliyorum. Yani görevini bir parti adına değil, bütün Bulgaristan adına yapmasını bekliyorum ”.
Üniversiteli olan Nikola Starev ise beklentilerini şöyle dile getirdi: Yeni cumhurbaşkanının statükoyu kırmasını ve söz verdiği gibi cumhurbaşkanlığını “havalandırmasını” bekliyorum. Şahsında yeni türden bir siyaset adamı görmek istiyorum. Ayrıca önemli konularda referandum düzenlenmesi sözünü de yerine getireceğini ümit ediyorum”.
Ekosistem uzmnı olan Dimitır Kolev’e de soruk beklentilerini: “Cumhurbaşkanının yetkileri kısıtlıdır, ama buna rağmen cumhurbaşkanlığı görevinde de, bakan görevindeyken gösterdiği hırsı sürdürmesini ve yargı sisteminin iyileştirmesini bekliyorum.”
İşsiz olan iki çocuk sahibi Liliya ise şunları söyledi: “Güzel şeyler bekliyorum, ama biraz şüpheciyim. Umarım, konuşurken söyledikleri şeyleri yapacaktır. İşsizliğin olmamasını, hepimiz için, çocuklarımız için daha yaşanası bir hayat istiyorum” dedi mikrofonumuza konuşan Liliya.
Çeviri : Tanya Blagova