Sinemanın ışıltısı başkentin bir alt geçidinde parlıyor

Photo: özel arşiv

Sinema bandı dönerek bizi Sofya’nın bir alt geçidine sürüklüyor ve kendimizi sanki yer altı sinemanın ortasında buluyoruz. Duvarlardan insana Charly Chaplin, Marilyn Monroe, Luis de Funes bakıyorlar. Todor Kolev, Anton Gorçev ve Katya Paskaleva gibi Bulgar sinemasının efsaneleri de orada. Aslan Kral ve Mickey Mause gibi çizgi ifilmi kahramanlarının yanında “Altın Elma” başlıklı Bulgar çizgi dizisinin karakterleri – delikanlı ve ejderha da yer alıyorlar. Alt geçidin basamaklarında resmedilen kırmızı halı oradan geçenleri sanki günlük hayatın telaşına doğru değil de doğrudan “Oscar” ödül töreninin ışıltısına doğru sürüklüyor. Başkentin sinema alt geçidinde her şey var – kullanımdan çıkmış sinema bantlarından yapılmış heykeller ve üç boyutlu panolardan genç tiyatro yıldızlarının yer aldığı gerçek ünlüler kaldırımına kadar. Sıradışı alt geçidi yapanların bize verdiği mesajları her yerde görmek mümkün. Girişte: “Analiz yapmayı bırak harekete geç” yazısı dikkat çekiyor. Basamaklardan aşağı doğru devam edince ise kendimizi sinema ve tiyatronun tapınağında buluyoruz.

Снимка

Alt geçidi ressam Dimitır Stafidov’un rehberliğinde gezdik. “Şehir ortamının değişmesi için herkesin harekete geçmesi gerekiyor” diyen ressam şunu da ekliyor: “Her şey için devleti suçlamak adetimizdir. Bizde devletle ilgili engellerle karşılaştık. Ama şikayet etmekle hiç bir şeyi başaramayız”.

Снимка

Снимка“Sinema alt geçidi “Svetoslav Terter” sokağının “Tsarigradsko şose ile kesiştiği yerde bulunuyor”. Sinema sanatının böyle merkezi bir yerde temsil edilmesi çok iyi. Bulgaristan’da en büyük uluslararası sinema etkinliği olan Sofya Film Fest’e tahsis edilen ayrı bölümde festival programında yer alan filmlerin afişleri asılıyor. Buradan geçenleri memnun etmek için sinema dünyasının ünlülerininin portrelerini resmettik. Çizgi filmi kahramanlarına da ayrı yer ayırdık. Alt geçit, her yaş ve kesimden kent sakinlerinin geçtiği bir yerdir. Bulgar sinemasının “Keçi boynuzu” filmi ile temsil ettik. Büyük oyuncumuz Todor Kolev’e ve kemanına özel yer ayırdık. Kullanımdan çıkmış video kasetlerin bantlarını çıkararak oyuncunun simasının yer aldığı sembolik bir pano işledik. Kamuya açık bir yerde resmedilen bir şeyin orada kalması için halk tarafından beğenilmesi şarttır, diyor Mitko Stafidov ve şunu da ekliyor:


“Alt geçitte en yetenekli grafitti sanatçılarından bazıları çalıştı. Herkes sevdiği bir filmi işledi. Bu şekilde oluşan tarz çeşitliliği, gençlerin sinemaya olan yaklaşımını sergiliyor.”

Снимка

Ressam alt geçit açıldığından bu yana bozulan ve harap edilen hiçbirşeyin olmadığını paylaştı. Oradan geçenler, gördüklerini beğeniyor ve sanatçıların emeğine kıymıyorlar.

Hevesli sanatkarlar tarafından “Şehir ortamı” adı ile kurulan ekip, başkent Sofya’da gittikçe çok biliniyor ve şirket ofislerinin ve eski bina cephelerini güzelleştirmek isteyenler tarafından aranıyor. Ekibin üzerinde çalıştığı en yeni proje ise “Sredets” ilçesinde bulunan bir kreşin avlusudur.

Снимка

“Orada çitten başka hiçbir şey yok, çocuklar kafes içine konulmuş gibidir, dolayısıyla orayı çok daha hoş bir hale getirmek istedik ve “sevimli canavarlar” konusunu seçtik. Çocuklar canavar resimleri yapacak, biz ise bunları duvarlara aktaracağız. Yere ise büyük bir oyun çizeceğiz ve minikler kocaman zarlar atarak canlı figürler olarak yer değiştirecek. Yani çocukları da projemize dahil ettik ve bundan büyük zevk aldık. Çocuklar hayal gücünü kullanmayı, birşeyler yaratmayı seviyorlar. Ortada rengarenk, cazip bir şeyler olunca çocuklar hemen yardıma koşuyorlar”.


Fotoğraflar: özel arşiv

Çeviri : Tanya Blagova


print Print
Kategorideki diğer yazılar

Kurtuluş sonrası Bulgaristan'a Avrupa ruhunu getiren "Bulgar Çekleri"dir

Kurtuluş'tan sonra Bulgaristan'ın Avrupai çehre kazanmasını, medeni dünyaya has görgü ve davranış kurallarını benimsemesini büyük ölçüde Çekler'e borçluyuz. Kurtuluş'tan hemen sonra Çekya'dan ülkemize gelen büyük sayıda girişimci mütehassıs ve ruh..

Eklenme 19.05.2017 13:53

Ulusal Politeknik Müzesi 60 yaşında

Ulusal Politeknik Müzesi bu sene kuruluşunun 60. yılını kutluyor. Geçmişten teknik koleksiyonlarını toplama fikri birçok Bulgar mühendisinin hayalini süslermiş. Bu fikir çok daha geç tarihlerde gerçekleşir. Sergi eserleri için farklı kurumlar..

Eklenme 19.05.2017 12:09

Klarinet ustası İvo Papazov ve trompet ustası Michel Portal Paris’te “Balkan Trafik” Festivalinde aynı sahneyi paylaşacak

Önümüzdeki günlerde ünlü Bulgar müzsiyenleri ve sanatçıları, Brüksel’de düzenlenecek olan “Balkan Trafik” Festivaline katılacak. Bu yıl festival iki ayrı bölümde düzenleniyor. 20-23 Mayıs arası Brüksel’de – BOZAR salonunda,2 -3 arası ise Haziran..

Eklenme 19.05.2017 12:07