Paskalya yortusunda yumurta işleme geleneği Velingrad’da capcanlı

Photo: BGNES

Yumurta boyama geleneğinin tam olarak ne zaman başladığı bilinmiyorsa da tarihi ve arkeolojik veriler, daha Eski Mısır, Fas, Roma, Çin ve Yunanistan’da yumurtaların boyanıp hediye edildiğini gösteriyor. Boyalı yumurta ile ilgili görenekler, hayatın doğuşunu, bereket ve arınmayı simgeliyor. Paskalya yortusuna kırmızı yumurta alıp-verme geleneği dünyada Hristiyanlığı kabul etmiş olan herkesçe benimsenen en eski adetlerden biridir.

İlk başta tüm yumurtalar Hazreti İsa’nın kanını simgeleyen kırmızı renge boyanırdı. Günümüzde Paskalya sepeti rengarenk olsa da Ortodoks geleneğinde boyanan ilk yumurta mutlaka kırmızı olur.

Снимка

Paskalya yortusunda yumurta boyama geleneği ülkemizde çoktandır sanat haline geldi. Yumurtanın ak kabuğu üzerine mumla resim yapmak, ülkemize has bir ustalıktır. Kadınların hünerli ellerinde bildiğimiz yumurtalar birer şahesere dönüşüyorlar. Bu yöntemle süslenen yumurtaya boyalı yumurta değil, işlemeli yumurta denir. Bu kadar özel bir yumurtanın nasıl süslenip bezendiğini görmek fırsatı her gün ele düşmüyor.

Küçük dağ kasabası olan Velingrad’da kadınların bu ince işi yapmaktaki ustalığı dillere destan olmuştur. Burada Paskalya hazırlıkları, 40 gün önceden başlıyor ve önce mumla ak kabuğun üzerine çıplak gözle zor seçilen örgüler resmediliyor. İşlemeli yumurtaların gerçek güzelliği ise ancak Büyük Cumartesi günü, yumurta kırmızı boyaya daldırılınca ortaya çıkıyor, mumla yapılan figürler gözle görülür hale geliyor.

Снимка

İşlemeli yumurta ustası Tsvetanka Grozeva: “Bu teknoloji Velingrad’da çok uzun zamandan beri uygulanıyor. İdeolojik sebeplerden dolayı Hristiyan geleneklerin reddedildiği komünizm döneminde de biz bunu yapmaya devam ettik” diyor ve şunu da ekliyor:

“Paskalya, en güzel umutlara vesiledir. İnsanlarımızın içindeki güzellik ve uyum isteği yumurta kabuğu üzerine yapılan resimlerde kendini gösteriyor. Çiçek ve bitkiler bizim yöremize has olan süs unsurlarıdır. Başak örneğin bereketi ve insanın doğa ile olan bağlantısını simgeliyor. Herkes kendi elleri ile yaptığı yumurtaya kendinden birşeyler ekleyince yumurtalar birbirinden değişik olur, o insanın ruhunu yansıtır. İlk başta bu iş doğal bir ürün olan balmumu ile yapılıyordu. Figürler tahta kalemle çiziliyordu, kalemin ucu yanan bir mumda ısıtılıyordu. Şimdi ise teknoloji işimizi kolaylaştırıyor ve artık elektrik kalemler kullanılıyor. Bizde hazırlıklar daha Küçük Paskalya olarak bilinen Todorovden bayramında başlayıp bir ay kadar sürüyor ve birçok çiğ yumurta toplanıyor. Büyük Perşembe günü ise kırmızı fonda beyaz süs belirince göz kamaştıran bir güzellik ortaya çıkıyor. Geçmişte renk doğal malzemeler sayesinde elde edilirken günümüzde marketlerde satılan boyalardan yararlanıyoruz” diyor Tsvetanka ve yumurta işleme işini daha çocukken annesinden öğrendiğini ve bu işi günümüze kadar büyük zevkle yaptığını da ekliyor.

Снимка

"Her yıl “Vasil Levski” okulunda Paskalya atölyesi düzenleniyor. İsteyen herkes mum teknolojisi ile yumurta süslemeyi deneyebiliyor. Bu işi sadece kızların değil, erkek çocuklarının da merak etmeleri dikkat çekiyor. Gelenek gençleri sürüklüyor ve meraklılar her yıl artıyor.”

Velingrad’da yortunun arifesinde Paskalya şenlikleri düzenlenerek küçük ve büyükler yumurta işleme teknolojisini yakından izleme imkanını buluyorlar. Kocaman 100 kiloluk bir ahşap yumurta da süslenip kasabanın merkezine konulur. Böylece bu turistik bölgenin konukları Velingrad sakinlerinin geleneklerini en güzel şekilde yaşattıklarına ikna oluyorlar.


Fotoğraflar: BGNES

Çeviri: Tanya Blagova


print Print
Kategorideki diğer yazılar

Haftaya başlarken

"Haftaya başlarken" programında geçen hafta gündeme oturan Bulgaristan hükümetindeki Nazi skandılını konuşacağız. Kırcali'de 21 Mayıs Dünya Diyalog ve kalkınma için kültürel çeşitlilik gününün kutlanması ile ilgili haberimizi aktaracağız. Devamla  "Botev..

Eklenme 22.05.2017 16:18

Botev Çetesinin İzinde: Kozloduy- Okolçitsa

1876 yılında 17 Mayıs gününe bağlayan gecede Romanya’nın Tuna kıyısındaki Gürgevo(Yergöğü) şehrinden Bulgaristan’a doğru bir Bulgar sığınmacı çetesi yola çıkar. Çetenin başında ihtilacı şair Hristo Botev bulunuyor. Beş asır Osmanlı egemenliğinde kalan..

Eklenme 22.05.2017 15:50

Toronto'da vatan sevgisi okulu

Çocukken uzak memleketlerden acayip hikayeler dinlemeye nasıl can attığınızı, resimli çocuk kitaplarından dünyayı öğrenirken ne kadar heyecanlı olduğunuzu hatırlıyor musunuz? Jeni Popova'nın öğrencileri için Bulgaristan sayısız dağın, denizin,..

Eklenme 20.05.2017 09:10