Snejana Borisova: “Eski zaman şarkıları, kaynağından içtiğimiz berrak su gibi temiz ve gerçektir”

Author:

Çok seslilik, tartışmalar, medya ve bilgi akımı döneminde eski halk şarkıları gürültü ve kargaşadan bir nevi kurtuluş adası olur. Bir nevi duru ve bilge adacığı sayılan halk müziği, melodisi ve sözleriyle içimizi dolduruyor.

Şop müziği dalında şarkı söyleyen Snejana Borisova müzikteki yolculuğu bir misyon olarak kabul ediyor. “Filip Kutev” Ulusal Folklor Topluluğunda uzun yıllar solo şarkıcı olan Borisova, farklı bestekarların eserlerinde çok ciddi ve zor müzik temsillerinde solo şarkılar söylemiştir. İşten sonra eline teybini alıp Sofya’nın köylerini dolaşır ve unutulmaya yüz tutmuş otantik Şop şarkılarını kayda almaya ve araştırmaya gidermiş. Yaşlı teyzelerin bilgeliğinden ve sesinden etkilenerek, onları yeni nesillere taşımak üzere düzenlermiş. Şop müziğine özgü iki sesli şarkıları eşsiz bir doğaçlamaya koyan Snejana, elektronik müziğe de o tınıları taşımış. Bugün de bu çalışmalarını sürdürüyor.”Transformation” ve “Bolyarki” gruplarında yer almış. “Sveti Pavel”, “Jules Cezar”, “Lourdes” film müziklerinin kayıtlarında yer almış. Neşka Robeva’nın “Aramiya” ve “Hazır mısın” temsillerinde de boy göstermiş.

СнимкаYeni arayışlarına rağmen Snejana devamlı otantik Şop şarkılarına sığınıyor. Son 15 yılda kadın ve çocuk koroları yönetiyor, gençlere folklorun güzelliği ve mirasını aşılamaya çalışıyor. Şarkıların muhafaza edilmesi için albüm hazırlanması için destek olur. İlk CD “Leteli mi leteli” adını taşıyor ve doğum yeri olan Sofya, Lozen köyünden 40 otantik şarkı içeriyor.


Folklor takımlarında yönetmen olarak Snejana Borisova izlenimlerini şöyle paylaştı:

“Otantik Şop şarkısı bana ömrüm boyunca eşlik etmiştir. Ne yazık ki yaşlı insanlarla beraber müzik de gidiyor. O yüzden şarkılarımızı gelecek nesillere taşımak bizim bir misyonumuz olmalı. Böyle olmazsa şarkıları unutacağız. Ailemden bir örnek vermek istiyorum. Babaannem gitti ve onunla beraber şarkıları da gitti. Sağlığında onun söylediği şarkıları yazsaydım, onlara yeni hayat katmış olacaktım."

Vakarel şehri “Zarya 1902” Halk Okumaevi otantik folklor grubuSnejana Sredna Gora Dağında Çelopeç, Çavdar, Zlatitsa ve Mirkovo köylerinden şarkılar içeren üç folklor CD’si çıkarttı. Her zaman şive, aksan ve folklorik özelliklere dikkat ediyorum, diyor Snejana. İşim çok ilginç, bana maddi gelir getirmese de, manevi tadı yetip, artıyor. Atalarımıza ait halk zenginliğini öğrenip, kendi çocuklarımıza taşıyorum. Aynı zamanda çocuklarla nineleri bir araya getirip, farklı nesiller olarak hep bir ağızdan şarkılar söyletiyorum. Başkent Belediyesine bağlı olan doğup büyüğüdüğüm Lozen köyü, gelenek ve görenekleri muhafaza ettiğindne dolayı mutluyum. Halk şarkıları söylerken, onun verdiği mesajlar ve özellikle hangi adet veya geleneğe hitap ettiğini bilmelisin. Doğaçlama ve deneyler yapmak için ise, ana kaynak iyi bilinmeli. Gençler de araştırsın, eski müzikleri bulsun, geliştirsin… O kadar çok halk şarkımız var ki…


Fotoğraflar: özel arşiv

Çeviri: Sevda Dükkancı 


Kategorideki diğer yazılar

“Akaga” 27. yıldönümünü büyük ölçekli multimedya projesi ile kutluyor

9 Ekim'de Ulusal Kültür Sarayı'nda, "Akaga" müzik grubuhayranlarını bir araya getirdi. İki saatlik konser süresince, 27 yıllık yaratıcı kariyerinde grubun gelişimine katkıda bulunan yaklaşık 18 müzisyen sahne aldı. Birçok dans, güzel şarkı ve..

Eklenme 20.10.2018 08:00

Altı ülkeden kemancılar Haskovo “Nedyalka Simeonova” Uluslararası Keman Yarışmasına katılıyor

Haskovo şehrinde 18 ile 21 Ekim tarihleri arasında düzenlenen Uluslararası Keman Yarışmasına Bulgaristan, Sırbistan, Moldova, Rusya, Türkiye ve Çin’den genç kemancılar katılıyor. 43. defa düzenlenen müzik etkinliği ünlü Bulgar kemancı Nedyalka..

Eklenme 18.10.2018 17:15
Yarışmada ödül alanlar(soldan sağa): Maria Yrell – ikincilik, Petır Karagenov, Peixin Lee, Mihail Mihaylov, Boyan Savov- üçüncülük, Svetlana İvanova – üçüncülük ve Petya Petrova.

“Pancho Vladigerov” Uluslararası Oda müziği yarışmasını kazanan yetenekli sanatçıları parlak bir kariyer bekliyor

Panço Vladigerov (1899 - 1978) Zürih doğumlu, Sofya ve Berlin'de okudu, ama Şumen’de büyüdü diyebiliriz. Huzur bulmak, müzik yaratmak için neredeyse her yaz bu şehre döndü. Bulgar müzisyenin ismini taşıyan vakıf, piyanistler ve kemancılar için..

Eklenme 17.10.2018 17:06