İzleyiciyi tüm sanatlarla buluşturan "Master of Art" festivali başlıyor

Master of Art’ın 3.sü başladı
Author:

“Master of Art” sinema festivali, 12 Nisan’da Sofya’da yönetmen Arantxa Aguirre ’nin “Beethoven dansı” filminin gösterimi ile başlayacak. Film, bale sanatçıları ve müzisyenlerin Tokio’da sahnelenen muhteşem bir temsil için yaptıkları yoğun hazırlık çalışmaları ekrana taşıyor. Aynı akşam baş kahramanı besteci ve piyanist olan Viktor Chuchkov’un olduğu “Gelecekten mektuplar” ve Küçük Prens’in yazarına adanan   “ Antoine de de Saint Exupery -son romantik” filimleri de gösterilecek. “Beethoven dansı” ve “Gelecekten mektuplar”30 Nisan tarihine kadar sürecek festivalin programına Bulgaristan’da ilk kez gösterilen 77 başlık dahil edildi. Onların 10’u Bulgar filmleridir. Filmler sanat ve kültürün tarihine adını altın harflerle yazdıran kişileri anlatıyor – Bjarke İngels, Kent Nagano, Vasiliy Kandinsky, Mark Shagal, Lev Tolstoy, Salvador Dali, Maria Calas, Michelangelo, Oscar Kokoschka ve Petar Popyordanov – Chocho gibi.

Festivalin kurucusu Nayo Ticin, daha ilkinde müzik, dans, ressamlık, mimarlık, tasarım ve edebiyat alanlarında en iyi belgeselleri beyaz perdeye taşımak hedefini belirlemiş bulunuyor. Bu yıl ilk defa çocuklar için sanat ve yemek yapma sanatı olmak üzere programa iki yeni dal eklendi.

Festivalin eş zamanlı olarak Sofya, Plovdiv ve Varna’da düzenlenmesi de bir yeniliktir. Sinema yapımlarının seçimi, kategoriler ve geniş konu yelpazesi ile “Master of Art” festivali, sadece ülkemizde değil, dünya çapında eşi benzeri bulunmayan bir sanat etkinliğidir.

СнимкаNayo Ticin’i dinleyelim: “Genelde sinema festivalleri, izleyicileri 7. sanatla buluşturuyor. “Master of Art” ise insanları bütün sanatlarla buluşturuyor. Festivalimizin asıl farkı budur. Bütün bu sanatsal arayışları ve büyük sanat adamlarını tanıtan festival, eğlenceli olmaktan çok ilham vericidir. Sanata temas etmek için hiçbir zaman geç kalınmış değil ve bunu herkes yapabilir. “Moving İn Three Acts” – Berlin Staatsoper filmini örnek alalım – bu bantta hem sahneyi temizleyen işçileri, hem meşhur tenorları hem orkestra şeflerini görmek mümkün. Hem 275 yıllık gelenek, hem yangın önleyici perde anlatılıyor. Berlin’de Staatsoper’de çalışan bir sahne işçisinin de bir şekilde sanata temas ettiğine ve dekor kurmanın veya perde indirmenin bile insanı değiştirdiğine inanıyorum. Bu ortama dahil olmak, bu havayı solumak insanı daha iyi biri yapıyor, diyen Nayo Ticin, festival fikrinin nasıl doğduğu sorusu üzerine şu cevabı verdi: Benim belgesellerimle büyük sayıda sanat festivaline katıldım, izlenimler edindim ve ülkemizde de böyle bir festivalin olmasını istedim. Konsepti oluştururken belirli bir model izlemedim, çünkü dünyada buna benzer bir festival yok. Müzikaller arasında favorim olan “Beethoven dansı” filiminde gerçekten büyük sanatçılar bir aradadır – efsane isim Morris Bejar’ın balesi, Tokio Balesi, Zubin Meta’nın şefliğindeki İsrail Filarmonisi ve Beethoven’in muhteşem 9. Senfonisi. Master of Arts, AB Konseyi Bulgaristan Dönem Başkanlığı sürerken düzenleniyor, oysa senfoninin son bölümünün teması, Avrupa’nın marşıdır. Bu husus, bu inanılmaz belgeseli açılışa seçmemin sebeplerinden biridir."



Çeviri:Tanya Blagova


Fotoğraflar:masterofartfilmfestival.com

Kategorideki diğer yazılar

Pleven’de “Kaylıka” Doğa Parkı'nda Temmuz ve Ağustos aylarında zengin kültürel ve müzik programı var

Pleven yakınındaki “Kaylıkla” Doğa Parkı'nın açık hava sahnesiTemmuz ve Ağustos aylarında Pleven Filarmonisi'nin müzik bayramlarına ev sahipliği yapıyor. 27 Temmuz’da saat 21’de Ruse Filarmonisi “Müzikal İmparatorluğu” temsilini sunacak. Rock..

Eklenme 21.07.2018 10:15

"Bir Hayaldi Gerçekten Güzel" kitabıyla yeni bir okuma serüveni

Bulgaristan'da Türk edebiyatına uzun süredir devam eden bir ilgi var. Hatta Türkçeden en çok kitap çevrilen ülkeler arasında yer alıyor. Geçenlerde yine bir Türkiyeli yazarın kitabı raflarda yerini aldı. Aspirus yayınlarından çıkan, Barış..

Eklenme 21.07.2018 07:15

Dublör Todor Lazarov: Adrenalin her zaman korkudan daha ağır basar

Sürprizler ve zorluklarla dolu bir hayat. Todor Lazarov’un yolu, Blagoevgrad'abağlı küçük bir köyden Hollywood'un en pahalı yapımlarından bazılarının çekim stüdyosunavaran hikayesinin özeti bu diyebiliriz.Dublör olmak onun için hiçbir zaman bir..

Eklenme 19.07.2018 16:11