“Azize Nedelya” kilisesinde yapılan ve Bulgar tarihinde en kanlı terör saldırısından 93 yıl geçti

Photo: BTA

16 Nisan 1925 yılında, Sofya’daki “Azize Nedelya” kilisesinde Bulgar tarihinin en kanlı terör eylemi yapıldı. Terör saldırısını düzenleyen, 1923 yılından sonra mahkeme kararıyla yasaklanan BKP Bulgaristan Komünist Partisi’nin Aşırı Sol Kanadı idi. Parti eylemcileri, parti çalışmalarını yasa dışı olarak geliştirmeye devam etti ve Komintern’in talimatı üzerine yasağa şiddetle tepki verdi. Saldırının planına göre önce yeterince yüksek konumda olan bir kişinin öldürülmesi, “Azize Nedelya” kilisesinde yapılacak cenazesinde siyasi ve askeri aydınların hazır bulunması, sonucunda patlamanın daha büyük etki yaratması öngörülüyordu. Böylece ülkedeki iktidarın önemli şahısları siyasi sahneden kaldırılmış olacak ve ülkede komünist partisinin faydalanabildiği kritik bir durum yaratılacaktı.

Terör saldırısında 150’den fazla kişi öldürüldü, 500’den fazla kişi yaralandı. Daha sonra yaralılardan daha çok kişi öldü ve saldırının kurbanlarının sayısı 200’ü aştı. Tesadüf eseri, bütün hükümet üyeleri, sadece hafif yaralandı. Çar III. Boris, kilisede bulunmadı. Bundan iki gün önce Araba Konak geçidinde kendisine karşı saldırı düzenlendi ve “Azize Nedelya”daki saldırının düzenlendiği 16 Nisan 1925 tarihinde kendisi yoldaşlarının cenazesinde hazır bulundu. Tarihinin bu kara gününde Bulgaristan çok önde gelen ve saygıdeğer kişiler kaybetti. Saldırıda 12 general, 15 albay, 7yarbay, 3 teğmen, 9 kaptan, 3 milletvekili, çocuklar da dahil birçok vatandaş yaşamını yitirdi.

Снимка

Kurbanlar arasında Nedyalko Koluşev de bulunuyordu. Çalışmalarını bütün Bulgarların devletimizin topraklarında birleşmesi için milli davaya adayan Nedyalko Koluşev, XX. yüzyılda başında yaşamış son derece iyi hazırlanmış diplomatlarımızdan biridir.

Снимка“Nedyalko Koluşev, 1903 yılında Arnavutluk’ta yolculuklarla uğraşmaya başladı. Arnavutluk Kurtuluş Sorunu ile ilgilenmeye başladı, 1906 yılında Karadağ’ın Çetine başkentinde Bulgar temsilcisi olarak tayin edildi” diye açıklıyor Dr. İliyana İlieva.

“1908-1912 Döneminde Bulgar Diplomatlarının Bakış Açısından Arnavut Sorunu” kitabının yazarı olan ve Dr. Nedyalko Koluşev’in diplomatik çalışmalarının araştırmacısı olan İliyana İlieva, şunları açıklıyor: “Kendisi, Uyanış Devri aydınıdır, ruhu böyledir. Kendisine göre Bulgar ile Arnavut etnik grupları arasındaki yaklaşık 400-450 kilometrelik bu sınır çok önemlidir. Sözlerine göre Arnavutlarla hiçbir zaman çelişkilerimiz olmamıştır, Arnavutların ise Bulgarlara karşı olumlu yaklaşımı var, bu da Bulgar milli davanın çıkarına kullanılabiliyor. Nedyalko Koluşev durmadan yolculuk yapmıştır, diğer bir diplomatın bu kadar derinlemesine kuramadığı ilişkiler kurmayı başarmıştır.”

Dr. Koluşev’in isteği, Arnavut Kurtuluş Hareketi’nin enerjisinin Makedonya’daki milli çıkarlarımızdan yana kullanılmasıdır. Kendisi, durmadan Bulgarlar ile Arnavutlar arasında aktif işbirliği için şartların yaratılması için çalıştı. Ancak Bulgaristan, Arnavut topraklarındaki süreçlerin pasif gözlemcisi rolünde kalıyor. Dr. İlieva’nın fikrine göre Bulgar hükümetlerinin bu pasif konumu devlet çıkarımızdan kaynaklanıyordu.

Maalesef 16 Nisan 1925 tarihinden sonra diplomat Nedyalko Koluşev’in kişiliği unutuldu. Dr. İliyana İlieva’nın kitabı, diplomatın kendini adadığı büyük emeğini anlatıyor. Nedyalko Koluşev’in çalışmaları ise bugün de özverili diplomatik çalışmalar için örnek olabiliyor.


Fotoğraflar: arşiv

Çeviri: Rayna İvanova


Kategorideki diğer yazılar

Yunatsite köyü yakınında Avrupa’nın en eski şehri araştırmaları devam ediyor

Pazarcik’e yakın Yunatsite köyünde ortaya çıkan Avrupa’nın en eski kenti hangi asır kurulmuş? Doçent Yavor Boyaciev başkanlığındaki arkeologlar heyeti bu esrarengiz sorununun cevabını arıyor. Pazarcik müzesinden tarihçiler, ABD’den 8,..

Eklenme 22.07.2018 06:55

Cuma öğleden sonra

Sabrın sonu selâmet... Sabır, insanın dünya hayatında sahip olabileceği en önemli donanımlardan biridir. Sabır, insanı hedefe, başarıya götüren en önemli özelliklerin başında gelir. Sabır, olaylar karşısında teslimiyeti değil, direnmeyi;..

Eklenme 20.07.2018 16:30

Cuma öğleden sonra

Allah görüyor. "Basar" özelliği, yani Allah'ın görmesini ifade eder. Yaratıcımızın en önemli sıfatlarından biridir. O yüzden dini eğitimin daha ilk basamaklarında öğretilip kalbin derinliklerine aşılanmaya çalışılır.  Allah'ın 99 güzel isminden biri..

Eklenme 13.07.2018 16:30