Gül festivalinin bisikletçi konukları

Photo: Şevkiye Çakır

Kazanlık 2018 Gül Festivali kapsamında farklı etkinlikler düzenlendi - Gül Kraliçesi seçimi, bu yılki Gül Kraliçesi Mihaela Haciyeva’nın yanısıra Gül Kraliçesi yarışmalarında bugüne kadar seçilen 49 Gül Kraliçesi geçidi, gül hasatı, folklor geçidi, folklor programı yanısıra, sıradışı bir etkinlik daha yapıldı.

Türkiye Edirne’den Mehmet Fidan, Biga Gelişim GSK Genclik ve Spor Kulubünden Şafak Fidan, Mustafa Ekin ve Ahmet Zeren ARDABIS (Arda Bisiklet Derneği) tarafından organize edilen Kazanlık Gül Festivali Çadir Konaklamalı bisiklet turuna 31 Mayıs sabahı başladılar. Grup, Bulgaristan’dan ilk izlenimlerini sosyal medyada şu şekilde paylaştı:...İlk gününde Svelingrad' a kadar bisikletle girdikten sonra yolumuza tren ile devam ettik. Tren ile yaklasık 100 km yol aldıktan sonra Stara Zagora'da durduk. Bu hareketli şehirde biraz zaman geçirdikten sonra sağlam bir tırmanışla Kazanlık'a vardık.




СнимкаСнимкаYolculuğumuzun her bölümünde Bulgar vatandaslarının yoğun ilgisi bizleri ziyadesiyle mutlu etti. Kazanlık girişinde bizleri karşılayan Petko Parvanov'un dostluğu ile keyifli dakiklalar geçirdik. Kamping alanı ise muhteşemdi. Her yer ağaclar, sincaplar ve 7/24 susmayan kuş sesleri ile muhteşem bir ortam sunuyordu bizlere. 1. günün yorgunluğu ile çadırlarımiza çekildik.

Mehmet Fidan, Şafak Fidan, Mustafa Ekin ve Ahmet Zeren ile bizler Kazanlık merkezinde Bulgaristan Gabrovo’dan uzun yıllık dostları ve bisikletçi, antrenör ve uluslararası hakem Petko Pırvanov ve eşi Dora ile koyu sohbetleri arasında tesadüfen karşılaştık. Gül Festivali’ne olan ilgiyi, bir sonraki parkurlarını merak ettik. Mehmet Fidan ile hoş bir sohbetimiz oldu.

Fakat Mehmet Fidan’ın bize sürprizleri burada bitmedi. Dedesinin Kazanlık’tan göç ettiğini hoş bir Bulgarca ilşe anlattı:




Dostlarının pedal çevirerek burada Kazanlık’ta bulunduklarından dolayı çok mutlu olan Petko Pırvanov da Bulgaristan Radyosu'na özel paylaşımda bulundu:

“Benim hayatım bisiklettir. Bisiklet, velosiped, tüm dillerde aslında hep aynı. Hayatım tamamen bisiklet sürerek geçmiştir. Küçük yaştan itibaren yarışçıyım, antrenör oldum, şimdi ise uluslararası bisiklet hakemiyim. Yurtiçinde ve yurtdışında büyük yarışmaları yönetiyorum. Aynen Türkiye’den dostlarım gibi bisiklet turizmine ilgim çok büyük. Dünya genelinden çok dostum oldu bisiklet sayesinde. Ama en fazla da Türkiye’den dostlarım var. Çünkü orada bisikletçilik ve bisiklet turizmi revaçta. Her gün yeni bir bisiklet kulübü kuruluyor. Birçok dernek var. Sadece Edirne’de bildiğim kadarıyla 5 tane var. Aylardır dostlarımla yazışıyorum, sık sık Türkiye’ye gidiyorum. Birkaç defa Türkiye Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turuna katıldım. Çanakkale’ye gidiyorum. Buradaki dostlarla sık sık görüşüyoruz. Geçen sene özel otomobil ile geldiler Gül festivaline, fakat bu yıl büyük bir grup halinde bisikletleriyle Gül Festivaline katılıyorlar. Onlar özellikle çadırlarda olmak istediler ve onlar için uygun mekan bulduk. Hem Kazanlık şehrini, hem de çevresini gezip dolaşıyorlar. Benim dostum Mehmet’in dedesi buradan. Birazcık Bulgarcayı unutmuş olsa da, çok iyi anlaşıyoruz."


Снимка

Siyasetçiler, ülkeler arasında köprülerin kurulması gerek, diyorlar. Belli ki onlar bu köprüleri çoktan kurmuş.

“Benim için köprü değil, tam bir roket atar üssü gibidir iki ülke arasında. Ben Gabrovo’da yaşamama rağmen sık sık Edirne’ye misafirliğe gidiyorum, sohbet ediyoruz, dostluğumuzu pekiştiriyoruz.  Bisiklet sürüyoruz hep beraber. Bence köprü çoktan kuruldu. Köprü zaten mevcut. Siyasi ilişkiler tabii ki bazı alanları etkiliyor, ama sporda böyle birşey söz konusu değildir. Bizler dostuz ve aramızda hiç bir engel yok. Bizi sadece bisiklet sevdası birleştirmiyor, mesela turzim sevdası, siyaseti hiç konuşmuyoruz, daha fazla hayatımızdan bahsediyoruz – iştir, ailedir, dostları konuşuyoruz, spordan bahsediyoruz. Türkçeyi ne kadar da bilmesem, bir hafta orada kaldıktan sonra Türkçeyi konuşmaya başlıyorum. Bazen bana çevirmenlik yapan dostlara rastlıyorum. Hayatımız bu şekilde geçiyor – karşılaşıyoruz, daha büyük gruplarla görüşüyoruz. Onlar geliyor, biz gidiyoruz...Mesela Bulgaristan Bisiklet Turunda veya Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turunda Türkiye Miili Takımı ile bir araya geliyoruz. Bizler eninde sonunda komşuyuz. Aramızda tek bir sınır var. Bu da bizim için engel oluşturmuyor,” diye anlatıyor Petko Pırvanov.


Fotoğraflar: Şevkiye Çakır

Kategorideki diğer yazılar

Kapadokya’da “UNESCO Dünya Miras Listesinde yer alan Bulgaristan’ın tarihi ve doğal varlıkları” konulu sergi açıldı

Bulgaristan’ın Ankara Büyükelçiliği, Türkiye’nin Üçhisar Belediyesi’nin desteği ile Kapadokya’da  “UNESCO Dünya Miras Listesinde yer alan Bulgaristan’ın tarihi ve doğal varlıkları” konulu serginin açılışı gerçekleştirildi. Kültür Bakanı yardımcısı Ameliya..

Eklenme 18.10.2018 12:33

Bir sürü gerçek, küçük bir fantezi ve sınırsız Bulgaristan aşkı

Başarılı bir iş, büyük bir aile, gelenek ve modern süreçlere devamlı merak. İlko Minev’i bu şekilde kısaca tanıtabiliriz. Ayrıntılara gelince - Brezilya’nın Manaus şehrinde yaşıyor, kitaplarını burada yayınlıyor.11 Ekim’de NDK’da Portekiz dilinden..

Eklenme 14.10.2018 11:20

Stefan Nikolaev’in eseri Paris Grand Palais’in önünü süsleyecek

Bulgar ressam Stefan Nikolayev’in “Streetlight” konulu eseri, Paris, Grand Palais’in girişini süsleyecek. İlk defa cağdaş Bulgar sanatçının bir eseri Fransa başkentinin kentsel çevresini süsleyecek ve bu girişim, Paris’teki Michel Rein Galerisi’nin..

Eklenme 14.10.2018 08:55