Beloslav Festivalinde nakışların güzelliği göz kamaştırıyor

Eski zamanlardan beri Bulgar geleneksel kıyafetlerindeki nakışlar özel anlam taşır. Kişinin sosyal statüsü ve ait olduğu bölgeyi gösteren güzel bir süs olan nakışlar, aynı zamanda gizli mesajlar da vermekte. Vücudun açıkta kalan kısımlarını çevreleyen bir unsur olarak rol oynamaları da tesadüf değildir. Sembolik anlamları arasında önemli bir unsur olarak renkler yer almaktadır. Temizliğin, sonsuzluğun ve ilahi gücün sembolü olan beyaz rengin üstünde kırmızı renk belirgin oluyor. Kırmızı renk, hayatın başlangıcı ve devamını, kötü bakışlardan koruyan anne kanını simgeler. Yeşil renk, hayat ağacını ve doğanın canlanmasını sembolize eder, altın rengi ise güneş ve ateş gibi bolluk ve aydınlık getirir.

Nakış yoluyla büyükannelerimiz sevdiklerini kötü etkilerden korur ve sağlık, bereket ile doğurganlık için duada bulunurlardı. Bu nedenle, onlar, belirli geometrik biçim kombinasyonlarında birleşen “stilize şekilleri” en ince detaylarına kadar tanıyorlardı. Hane ve çevreye karşı sevgi dolu bu benzersiz işlemeli figürler nesilden nesle aktarılıyordu. Giyim tarzındaki değişim ile nakışlara yüklenen mesajların etkisi yavaş yavaş kaybolmuştur. Günümüze ancak Bulgaristan’ın farklı yörelerine özgü tematik geometrik şekillerle işlenmiş süsler ulaşabilmiştir. Gençlerin geleneklere karşı artan ilgisinden dolayı mıdır yoksa nakış araştırmacıları sayesinde midir bilinmiyor, ama nakışlar evlerimizde ve çağdaş sanatta yerlerini tekrar almış durumda.

Снимка

Folklor ve tematik etkinlikler sayesinde onlar geniş seyirci kitleleri karşısında “eski mesajlarını” tekrar ortaya çıkarıyorlar.

Nakışların büyüsünü hissetmek ve tarihine dokunmak isteyenler için 8-9 Eylül tarihleri arasında Beloslav şehri İkinci Nakış Festivaline kapılarını açıyor.

Festivalin organizatörlerinden SlavyanStoyanov şunları paylaşıyor: Bu festival geçen yıldan beri düzenleniyor, fakat geçmişi çok daha eskilere dayanıyor. Ben etnografya ve arkeoloji ile ilgileniyorum. Nakışlara ilgim de buradan kaynaklanıyor. Nakışlarda işlenen motiflerin çoğu, arkeolojik çalışmalarda bulunan nesneler üzerinde de görülüyor. Onlar inanılmaz bir şekilde günümüze kadar ulaşmışlardır. Benim eşim dedesinden kalan bir işlemeli gömleği “onarmaya” kalktığında festival organize etme fikri doğdu ve zamanla bu fikri gerçeğe dönüştürebildik.

Etkinliğe katılanlar otantik işlemenin korunması alanında çalışan ve geleneksel kıyafetlerin “onarımı” ile ilgilenen kişilerdir. Otantik işleme ile bezenmiş süsler yapan sanatçılar da var. Önemli olan herkesin temel katılım kuralına uymasıdır, çünkü otantik geleneği korumak istiyoruz. Motifleri yeniden yaratan insanların motifleri nerden aldıklarını bilmelerini ve bunu alıcıya bildirmelerini istiyoruz diye vurguluyor SlavyanStoyanov.

Снимка

Festivalin konuşmacıları arasında nakış tarihi üzerine araştırmalarını sunacak olan gazeteci Boyka Asiova, sanat bilimcisi Yuliya Boeva ve araştırmacı İren Yançeva yer alıyor. Festivalin programına sergiler de dahil edilmiştir. Sergilerin arasında geleneksel kostümlerin korunması ile ilgilenen ve Bulgaristan’ın dört bir köşesinden korunmuş geleneksel kıyafetler toplayan Radoslav Radkov ve İlonka Stankova’nın koleksiyonu da yer alıyor. “Bılgarin” vakfı, Bulgar sanatçıların folklor temalı resimlerinden oluşan sergiyi gözler önüne serecek. Satılan resimlerden elde edilen para Etnografya Müzesi ve okullara bağışlanacak.

Provadiya Tarih Müzesi’nin “İşleme sanatının temel konusu olarak Ana Tanrıça” başlıklı bir sergi de ziyaretçilerin beğenisine sunulacak.

Festivalde sahne alacak çeşitli folklor grupları sayesinde katılımcılar ve misafirler keyifli vakit geçirebilecek.

Çeviri: Özlem Tefikova
Fotoğraflar: arşiv

Kategorideki diğer yazılar

Yenı yıl umutların kaynağı Camala geleneği

Her yil İvanovden günleri sonrası Sofya, Ruse ve Loveç köylerinde eski takivime göre “Camala” geleneği kutlanıyor. Bu geleneğe, erkekler katılıyor ve Bulgaristan’a has maskeli kış oyunlarının bir parçasıdır. Sofya’nın Voluyak köylüleri, bir zamanlar..

Eklenme 26.01.2019 08:05

Surva’nın çan sesleri ruhu temizliyor, kötülükleri uzaklaştıyor

Perniklilere göre, “Ocak ayı Surva zamanıdır”, çünkü her yıl Ocak ayının son Cumartesi ve Pazar günlerinde Pernik şehri Uluslararası “Surva” Maske Oyunları Festivali katılımcılarını ağırlıyor. Bu yıl 28’incisi düzenlenen festivale 7 500 katılıımcı gelecek...

Eklenme 24.01.2019 15:12

Fransızlar Surova geleneğinin belgeselini çekecek

Fransa’nın Toulouse şehrinden bir televizyon ekibi, Pernik’in Leskovets köyünde kutlanan Surova (veya Surva) halk geleneğini belgesel filme konu edecek. Yabancı gazeteciler, maskeli geleneklerle ilgili Avrupa projesi üzerinde çalışıyor. Fransız..

Eklenme 13.01.2019 09:10