Muhteşem güzel ve efsane safran çiçeği Bulgaristan’ı sevdi

5
Kurutma öncesi safran temizleme çalışması.

Efsaneye göre, Antik Yunan tanrılarından Ermis, bir gün arkadaşı Krokos’la şakalaşırken, kafasından ölümcül bir şekilde yaralanır. Gencin başından dökülen üç damla kan, safran çiçeğinin üstüne düşer ve çiçeğin üstündeki üç kırmızı lif oluşur. Bu olaydan sonra çiçeğe Krokos’un adı verilir. Krokos, Yunanca’da yumurta sarısına denir. Üç kırmızı lifin yanı sıra safranda sarı lifler de vardır. Uzmanlara göre, kırmızı olanı dişi, sarı olanı erkek lifler. Safran deyince akla, işte o kırmızı üç lif geliyor.

Yıllardır safranın ne olduğunu, Kırcali’nin Oreşnitsa köyünden safran üreticisi olan Nermin İsmail’in dediği gibi “kimsemin safranın ne olduğunu bilmiyor, hatta ismini bile duymamıştı”. Ta ki 2014 yılına gelene kadar. İlk safran soğanın dikilmesinden bu yana 4 yıl geçmesine rağmen, Safran Üreticileri Birliği Başkanı Hasan Tahirov’un sözlerine göre, bugün ülke genelinde dernek çatısı altında 3750 üretici var ve safran dikili tarlalar 4000 dekar buluyor. Dünyada en büyük safran üreticisi olan İran'dan dönen Safran Üreticileri Birliği heyetinden Hasan Tahirov ve Nermin İsmail, ayağın tozuyla Bulgaristan Radyosuna konuştu.






Снимка" İran'da her yer mis safran kokuyor, hatta safran tarlasına bizi götürdüklerinde orada çiçek toplayan çocuklara bizler de yardım ettik, bizler de safran topladık. O kadar mutlu oldular ki, anlatamam. Bana Bulgaristan ile İran arasında safran üretimindeki farkı soruyorsunuz. Fark şurada. Bizler tarlada sadece çiçeğini topluyoruz, onlar ise safranı sapıyla koparıyorlar. Yani safranın kökünden, yanı soğanından başlayın da, sapına, çiçeğine kadar herşeyi kullanıyorlar. Bizler burada sadece çiçeğini toplayarak yarı yarıya zarar etmişiz. Bir diğer fark da, İran'ın ikliminden kaynaklanan birşey. Bizim tarlalarda dikilen safran soğanı, ertesi yıla kadar 5-6 küçük soğancık yaparken orada kuru ve nemsiz toprak nedeniyle ancak ve ancak bir soğancık yapabiliyor"

Bölgenin başlı başına en büyük kiraz üreticilerinden biri olan Nermin hanım, nasıl oldu da daha ilk denemesinde 40 dekar safran dikme cesaretini buldu. Bu da yetmedi, ertesi yıl ekili tarlaları 60’a çıkardı. Kırcali denince, Rodoplar denince akla tütün, “altın tütün” ekili tarlalar geliyor.

Nermin hanım buna da cevap veriyor. “Yıllar yılı tütünle uğraştık, tütün işledik, oysa safran işiyle hiç kıyaslanamaz. Bu güzel bir çiçek, narin ve zarif bir çiçek, bunu çocuklar da toplayabilir. Bulgaristan’da herkes 1 dekar olsun, 2 dekar olsun bu işe sarılsın. Çünkü bu çok pahalı bir ürün ve Avrupa’nun bu ürüne ihtiyacı var...”

Fotoğraflar: Şevkiye Çakır, özel arşiv ve BGNES

Kategorideki diğer yazılar

Tükettiğimiz sebze ve meyvelerin yüzde 90’ı ithal

Bulgaristan Meyve ve Sebze Üreticileri Birliği Genel Müdürü Çavdar Marinov, vatandaşların tükettiği sebze ve meyvelerin yaklaşık yüzde 90’ının ithal ürünler olduğunu ve yerli üretimin de tamamen “çökmüş” olduğunu söyledi. Ulusal İstatistik Kurumu (NSİ)..

Eklenme 20.02.2019 13:13

“Euro VI” dizel motorlu 3- 4 yıllık yeni otomobiller ithalatında patlama bekleniyor

Kayıtdışı ekonomi ve kaçak istihdam ile beyan edilmeyen emek Bulgaristan’daki sendikaları uzun zamandır meşgul eden konulardır. Birkaç gün önce ülkenin en büyük sendikalar konfederasyonu KNSB kayıtdışı ekonomiyle bir yıllık mücadele planını..

Eklenme 18.02.2019 12:17

Sofya ve dünyadaki ünlü ticaret caddeleri yüksek standardını koruyor

Sofia’nın Vitoşa Bulvarı, dünyanın en pahalı alışveriş caddeler listesinde yükselmeye devam ediyor. Dünyanın dört bir yanındaki 65 cadde arasında 47. sıradadır. “Main Streets across the World” geleneksel araştırmada  son beş yılda Sofya caddesi en yüksek..

Eklenme 17.02.2019 08:00