Yollar köyden de geçer

Photo: BGNES

Hafta sonu  birçok yerde traktörler, makineler tarlalara çıktı, hatta bazı yerlerden tütün ekerken resimler geldi. Bahar, her kooperatif ve çiftlik için önemli zamandır. Bahar çalışmalarını anlatırken eskiden ülkemizin “Buğday ambarı “olarak bilinen Dobruca’dan başlayalaım dedik ve bugün yolumuz Dobriç ili Tervel belediyesine bağalı Orlyak köyünden geçiyor. Orlyak tarlalarını işleyen şirket temsilcisi Vladimir Georgiyev ile yeni tarım yılının başlangıcını konuşuyoruz.

18 bin dekar toprak çalışıyoruz. 8 bin dekarı buğday ekili tarlalarımız.şimdi baharda beşer bin dekar mısır ve ayçiçek ekeceğiz. Biçer döverler, tarktörler, Jonder markasıdır, eski Rus makinelerinden çok az kaldı. 12 kişi çalışanımız ve 4 kişi bekçimiz var. Şirketimizn büyük depoları var.

Bahar hazırlıkları başladı mı? sorusuna Vladimir Georgiyev şu cevabı verdi:

Tarlalardaki çalışmalar başladı, gübreleme yapılıyor, yani mısır ve ayçiçek ekimi için tüm hazırlıklar yapılmaktadır. Tabii ki, kötü hava şartlarından dolayı bugün hazırlıklara ara vermek zorunda kaldık. Mehanizator dediğimiz çalışanlarımız bugün dinleniyor. Hava elverişli olduğu ilk anda çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Tarım uzmanlarına göre, bu kış  yeterince kar ve yağmur yağmadı, ki bu da, güzlükleri bir şekilde olumsuz etkileyecektir. Orlyak tarlalarında nedir durum?

Çok kötü bir kış geçirdik, yağış yoktu, kar yağmadı, kuru bir soğuk meydana geldi. Aynı şey sonbahar için de geçerli. Sonbaharda da beklenen yağmurlar yağmadı, güz sürümüne geç başladık, hatta Ocak ayının sonuna kadar sürdük tarlalarımızı. Önümüzdeki yıl zor, çok zor bir yıl olacak, inşallah baharda beklediğimiz yağmurlar yağar.

Peki kurak hava  buğday ekili tarlaları nasıl etkileyecektir?

Geçen yıla nazaran en az yüzde 30-40 arasında daha düşük buğday ürünü elde edilecektir. Buğday şu anda çok zayif, henüz köklenmemiştir. Bundan böyle gelişmesini bekliyoruz, ek gübre attık ve bekliyoruz. Bugün ve yarın için verilen yağışlar yağsa, iyi olacak. Buğday tarlalarının zayıf olması, tarlalarının sürüleceği anlamına gelmiyor, o kadar da değil. Bahar yağmurlarına bel bağlıyoruz. Mısır ve ayçiçek ekimi için de topraktaki nem oranı son derece yetersiz.Toprağın üst kısmında nem oranı mevcut, ancak derinlikte nem yok ve güneş ısıtmaya başlayınca toprak hemen kuruyor. Bizim buraları kara topraktır, eski değişle “kara soluk” ve çok çabuk kuruyor ve kirpiç gibi sert oluyor. Bizler elimizden geleni yapıyoruz iyi ürünler elde etmek ve toprak sahiplerine kirayı ödemek amacıyla.

Son yıllarda kullanılan tohumlara çok dikkat ediliyor, gerek iklim değişikliklerinden dolayı, gerekse de yüksek ürün elde edilme arzusundan dolayı. Peki Orlyak köyünün tarlalarında ne gibi tohumlar kullanılıyor, diye sorduk. Vladimir Georgiyev şu cevabı verdi:

Pioneer ve başka cins tohumlar kullanıyoruz. Artık tohum kullanmada hayli uzun tecrübemiz var. Hemen hemen her yıl yeni tohumlar kullanıyoruz ve alacağımız ürünü sabırsızlıkla bekliyoruz. Maalesef Bulgar tohumları kullanmıyoruz, zannedersem onlardan daha düşük ürün elde ediliyor. Bizler ise yüksek verimli bitkileri tercih ediyoruz, şöyle ki satıp daha fazla kazanç sağlamaktır amacımız. Biliyorsunuz toprak sahipleri her geçen yıl daha yüksek kira talep ediyorlar. Bizler de bu yüzden daha verimli cins tohumları seçmeye gayret gösteriyoruz. Toprak sahiplerimiz yaklaşık 2000 kişiyi buluyor.

Son yıllarda birçok kooperatif ve çiftçi, düşük maaliyeti ve yüksek verimliliğinden dolayı rapitsa/kolzayı tercih ediyor. Dobriç’in Orlyak köyünden Vladimir Georgiyev’i dinlerken ekili ve ekilecek bitkiler arasında rapitsa/kolzanın ismini duymadım ve bu bitkiyi merak ettim. Daha sorumu tamamlamadan sayın Georgiyev cevabını verdi:

Bizler de rapitsa ekiyorduk, ama bu yıl rapitsa ekmeği aklımızın ucundan bile geçirmedik. Geçen yıl sonbaharda yine kurak hava meydana geldi ve bu sonbahar da kurak olunca rapitsa ekmekten vazgeçtik. Genelde 2-3 bin dekar ekiyorduk.

Geldik Bulgaristan piyasası için en önemli soruya: ürününü nerede ve kaçtan satıyorlar.

Acı bir gülümsemeyle Vladimir Georgiyev “Ürünümüzü kim satın alacak, tabii ki, arabulucu şirketlere satmak zorundayız. Onlar satın alıyor ve daha sonar bir miktarını dışarıya satıyorlar, veya depolarda bekletiyorlar daha iyisini, ya da inek çiftliklerine olduğu gibi diğer hayvan çiftliklerine satıyorlar. Bizler kapalı bir üretim halkasına sahip  olmadığımızdan dolayı ürettiğimizi kullanamıyoruz. Fiyatlardan memnun değiliz, hatta 3 yıldan bu yana verdikleri fiyatlarla bizimle dalga geçiyorlar. Ama yapılacak birşey yok. Buğday ve mısır neredeyese aynı fiyattan satın alınıyor-ton başına 270 leva. Ayçiçekte ise fiyatlar daha da düşük- ton başına 56 leva. Bu çok çok düşük bir fiyat. Daha iyi zamanları bekliyoruz ve gün geçtikçe işlerimiz daha da zorlaşıyor."

Röportajımızn sonunda Orlyak tarlalarını işleyen şirketin Avrupa sübvansiyonlarından yararlandığını de belirtmek gerek.


Kategorideki diğer yazılar

Yollar köyden de geçer

Kuzeydoğu Bulgaristan tütün üreticileri protesto hazırlıkları içerisinde Kuzeydoğu Bulgaristan’dan tütün üreticileri, Yunan “Mihaylidis” tütün işletme şirketinin üç yıl boyunca 2016 tütün rekoltesi paralarını ödemediğinden dolayı protesto..

Eklenme 19.03.2019 16:55

Bulgaristan ve Kuzey Makedonya arasında ekonomik ilişkiler ivme kazanıyor

Geçen yılın başında iki Balkan ülkesi Bulgaristan ve Kuzey Makedonya arasında Dostluk, Komşuluk ve İşbirliği Anlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle iki komşu ülke aralarındaki bazı tarihsel ihtilaf ve şüpheleri ortadan kaldırdılar. Ayrıca, ekonomik..

Eklenme 12.03.2019 15:35

2018 “Yılın Yatırımcısı” unvanı sahiplerini buldu

“2018 Yılın Yatırımcısı” yarışmasının finaline toplam 16 şirket erişmeyi başardı. Bu yıl yatırımcılar açısından çok değerli olan bu unvan için 90 şirket boy ölçüştü. Ekonomi, bilişim teknolojiler, haberleşme, sağlık, bilim alanlarından firmalar bu..

Eklenme 11.03.2019 13:54