Günün Programı

Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2021 Tüm hakları saklıdır

İvaylovgrad bölgesi, kitle turizminin biraz ötesinde bulunur

Bulgaristan'ın bu bölgesi, çağdaş dünyamızın temas etmediği sayısızca doğa güzelliklerini saklıyor. 
Photo: Rumyana Tsvetkova

Doğu Rodopların sonsuzluğa uzanan tepeleri zamana uymayan masalımsı bir köşeyi barındırıyor. Komşu Yunanistan ile ortak sınırımızın yakınında yer alan İvaylovgrad kenti yöresi birçoğuna göre çok yabani ve uygarlıktan uzakta bulunan bir yer olabilir. Ancak kitle turizmi klişelerine uymayan, yenilikleri seven ve durmadan arayış içinde olan bir kişinin tarih ve efsaneleri içinde barındıran bu toprak kesimine aşık olmaması mümkün değildir.

© Fotoğraf: Rumyana Tsvetkova

Bahar orkide çiçeklerinin mevsimidir.

Doğaseverler ile etnologları, fotoğrafçı ile gezginleri sevindirecek bir olgu şu ki, Bulgaristan’ın bu yöresi son 20 yılda önemli derecede değişmiş değildir. Burasını ziyaret ederseniz trafik tıkanması, fast food, mollar, globalleşme gibi kavramların mevcut olmadığı 20.yüzyılın başlarında Balkanlar’daki hayatın nasıl sürdüğünü tasavvur edebilirsiniz. Bu sınır bölgesinden insanlar bir zamanların köylü yaşam tarzını hemen hemen değiştirmiş değil, atalarının yüzyıllar öncesi yaptıkları gibi tarımla uğraşmaya devam ediyorlar. Yumuşak Akdeniz iklimi ve Rodopluların yorulmak nedir bilmeyen çalışmaları sayesinde dağ yamaçlarında tütün, susam, üzüm bolluğu var,sıcak ülkelerden gelme nar, incir gibi meyveler yetişir. Doğu Rodopların dolambaçlı yollarında dolaşırken gezgin uygarlıktan unutulmuş ücra köylerde kendini bulur.

© Fotoğraf: Rumyana Tsvetkova

Köylerde zaman sanki 200 sene önce durmuş gibidir.

İvaylovgrad turizm rehberi Petya Dervingova şunları anlatıyor:
“Köy turizmini geliştirme olanaklarımız var ancak turistleri yerleştirecek yerlerimiz yoktur. Oysa otantik dış görünümünü korumuş olan Dolno ve Gorno Lukovo gibi köyler ziyarete elverişli. Oradaki evler bundan 200 yıl önceki gibidir. İpek böceği yetiştiriciliği geçmişte nüfusunun temel geçim kaynağı olduğu için bunlara ‘ipek böcekleri’ köyleri derler. Dolno Lukovo’da turistler yaşı 200 yılı aşan ve iyi korunmuş ‘Aziz Konstantin ve Elena’ kilisesine uğrarlar.”

© Fotoğraf: Rumyana Tsvetkova

Yerli halkın en önemli geçim kaynağı tarımdır.

Yerli insanların şakalaştıkları gibi, İvaylovgrad’a gidip de yerli şarapları tatmamak, Roma’yı ziyaret edip Papa’yı görmemek gibi bir şeydir. Bölgede Merlo üzüm cinsinden üretilen kırmızı şaraplar turistlerin yanısıra büyük rağbet gördükleri dünya pazarlarında da yüksek not alıyorlar. Bölge ayrıca geleneksel teknolojilere göre üretilen tahini ile de ünlüdür. 19. yüzyılın başlarında bura köylerinde 19 tahinhane faaliyet gösteriyormuş. Ne yazık ki, ipek böceği yetiştiricliği gibi bu üretim de çoktan beri kaybolmuştur, yalnız İvaylovgrad kentinde tahin ürünleri satılan bir yer kalmıştır. Buradan her türlü susam tatlıları satın alabilirsiniz.

© Fotoğraf: Rumyana Tsvetkova

Eskiden bölge halkı ipekçilikle uğraştığından dolayı köyler "ipekçi" köyleri olarak de biliniyor.

Kenti dolaştıktan sonra ise 4 km. uzaklıkta bulunan Armira villasını ziyaret edebilirsiniz. 1. asrın ikinci yarısına tarihlenen konut ve tarım binaları kompleksi sadece boyutları ile değil, fevkalade güzel ve iyi korunmuş mozaikleriyle de dikkatinizi çekecek.
İvaylovgrad bölgesinde Lütitsa kalesi de bulunur. Yerliler tarafından ‘mermer kent’ ismiyle adlandırılan bu Ortaçağ kalesinin duvarlarından bazıları 9 metre yüksekliktedir ve eskiden birçok mermer binayı çevrelemiştir.

© Fotoğraf: Rumyana Tsvetkova

Turistler, iki yüz senelik "Az.Az. Konstantin ve Elena" Kilisesini ziyaret ediyorlar.

Bölgedeki turizmin yüzleştiği tek sorun konaklama yerleri yetersizliğidir. Bulgaristan’ın diğer bazı kesimlerinden farklı olarak buradaki köylerin turizm altyapısı, lokanta ve misafirhaneleri yoktur. Turistlerin çoğu birkaç hoş otelin bulunduğu İvaylovgrad kentinde konaklıyor ve kiraladıkları bisikletlerle yöreyi geziyorlar. Bazı otelciler, ülkemizde en uzunu olan İvaylovgrad barajına ve ‘meander’ denilen kıvrımları ile çok güzel bir görüntü arzeden Byala reka nehrine kadar jeeplerle safari düzenliyorlar. Nehir sularının geçtiği küçük vadi, su samuru ve kaplumbağaların, ayrıca dünya genelinde nadir rastlanan 100’den fazla kuş türünün bir kolonisine dönüşmüştür.

© Fotoğraf: Rymyana Tsvetkova

Dolno Lukovo köyü, mimarisini en iyi şekilde koruyan köylerden biridir.


Yurdumuzun İvaylovgrad yöresi, vahşi doğa ile doğrudan temas kurmak isteyen, Bulgaristan’ın gerçek görünümü ile hiç ilişkisi olmayan ve yaygaralı biçimde tanıtımı yapılan standart turizm paketlerinden farklı bir şeye dokunmak isteyenler için ‘bir altın ocağı’ gibidir.

Çeviri: Neli Dimitrova

Kategorideki diğer yazılar

Malin Bistrin

Turizmciler kış sezonu öncesindeki belirsizliklerden tedirgin

Yeni Covid önlemleri ilan edildikten sonra otel rezervasyonları iptal edilmeye başladı. Otel ve turizm sektöründe personelden işi bırakanlar da oluyor.  Bulgaristan’da aşılananlar oranı düşük olduğu için, yabancı turistler ülkeye tatile..

Eklenme 22.10.2021 10:47
Rumen Draganov

Bulgaristan’da kış turizm sezonunun daha iyi olması bekleniyor

”Turizm Değerlendirme ve analiz Enstitüsü” Müdürü Rumen Draganov , BNT’ye verdiği söyleşide “Bulgaristan’a yönelik ilgi büyük. 2021 yılında geçen yıla kıyasla turist sayıs ı iki kat daha fazla. Kış turizm sezonundan beklentiler de daha iyi,..

Eklenme 18.10.2021 11:01

Bulgaristan’ı tanıma ve sevme yolu olarak yerel tatlar

Ülkemizde köy turizmi pandemi dolayında hız kazanıyor ve sözüm ona “yavaş seyahat” eşliğinde yemek turları ile el ele ilerliyor. Her ilin kendine özgü ve tarifleri anneden kızına aktarılan gıda ve yemekleri var. Çoğu zaman bu yemeklerin hazırlanışı bir..

Eklenme 12.10.2021 07:00
Подкасти от БНР