Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2021 Tüm hakları saklıdır

Din adamı Angel Angelov: Tanrı insanın mahiyetini yüceltip ebediyete kavuşturdu

Photo: BGNES

Bugün birbirine "İsa dirildi!" diye selam veren Hristiyanlar'in kalpleri kendini feda eden Kurtarıcı kendilerine ebedi hayat yolunu gösterdiği için büyük sevinçle doluyor. Çünkü acı umut halini alınca ölümü bile mağlüp eder.

Başkentte bulunan "Azize Sofia" kilisesinden din adamı Angel Angelov, radyomuza konuşurken Aziz İriney Lionski'ye atıfta bulunarak "Tanrı'mız biz de Tanrı oğulları olalım diye dünyaya geldi" sözlerini kullandı.

Kutsal Diriliş'in gizemi ile Tanrı, insanın mizacını yücelterek daha ilk başta sahip olduğu bir şey olan ebediyete yeniden kavuşturur.

“Daha antik felsefede insanın ruhunun ölümsüzlüğüne olan inancı çok net bir şekilde ifade edilir. Hazreti İsa'nın dirilişi, insanlığı bu edebiyete hazırlamakatadır. Kutsal Diriliş'ten bunca yıl sonra günümüzde de bu eylemin sırf ruhsal edebiyet değil, maddi yanımız da dahil bütünsel edebiyetle ilgili olduğunu idrak etmekte zorlanıyoruz" şeklinde konuştu din adamı.

Angel Angelov

Kimi insanlar daha gençken ebediyetin çağrısını duyarken kimileri ancak bu dünyada var olan her şeyin fani olduğuna ikna olunca ölümsüzlüğe doğru yol alır.

Din adamı Angel Angelov'a göre erken veya geç Diriliş anlayışına ve Hazreti İsa'nın bize verdiği gerçek ve temiz inanca ermek önemlidir. Gidilen yolda çekilen çilelerden korkmayan, Tanrı ile güçlü ve temiz bağı olanlar Tanrı'nın rahmetine kavuşur.


“Sınama hiçbir zaman ceza değildir, diyor din adamı Agel Angelov. Tanrı'yı bu dünyada yaptığımız her şey için bizi cezalandıran bir nevi yargıç olarak görmemek lazım. Sınır tanımayan bu sevgi cezalandıramaz. Fakat kendi irademiz olduğu için Tanrı'nın korumasından çıkıp  yakışıksız şeyler yaptığımız anlar da var. O zaman üstümüze çöken sınamalar, ceza değil, kendi gücümüze olan inancı pekiştirmenin yoludur. Her sınama sonrasında her birimizin inancı kat be kat güçlenir".


Günümüzde insanlık koronavirüs pandemisi gibi bir sınamadan geçmekte. Bu konuda Angel Angelov şöyle konuştu: "Bizim ne olduğumuz, dünyanın ne olduğu ve dünyada ne aramamız gerektiğini anlamalıyız, çünkü son dönemde kendimizi tamamen maddiyata kaptırarak var olan diğer hiçbir şeyi umursamaz olmuştuk. "

Sözlerine göre salgın musibeti herkesin ayılıp bilinçlenmesine vesile olup "bu harika İsa inancı ile" dolmamıza imkan sağlıyor.

Daha mütevazi, daha inançlı ve merhametli insanlar olduk mu sorusu üzerine din adamı şu cevabı verdi:

"Evet, iyi olan vasıflarımızı her zaman göstermiyoruz, fakat çoğu halde gerçekten iyi olduğumuzu düşünüyorum. Birçok insanın pandemi döneminde gösterdiği empati bize yol gösteren şey haline geldi."

Diriliş mucizesi her gün her kalpte cereyan eder.


Havari Pavlos'a göre Kutsal Diriliş Hristiyanlık'ın en harika yortusudur.
"İsa dirilmediyse inancımız boş, biz ise hala günahlar içindeyiz, diyor din adamı. Her Hristiyan'ın dindaş kardeşlerine "İsa dirildi" sözleri ile verdiği selam ve yanıt olarak söylenen "Hakikaten dirildi" cümlesi, dünyadaki hayatımızı anlamlandırıyor. Çünkü ölümü gönüllü olarak kabul eden Tanrı, insanın mahiyetini yücelterek ebediyete kavuşturdu".

Fotoğraflar: BGNES

Çeviri: Tanya Blagova

Kategorideki diğer yazılar

XX. yüzyılın 70'li yıllarında Bulgaristan'da sanat ve iktidar arasındaki ilişkiler

Sanat eleştirmeni ve tarihçi Dr. Plamen Petrov Bulgaristan’da 20.yüzyılın 70’li yıllarına ait hikayesini, İskoç filozof, ekonomist ve tarihçi David Hume’un “İnsan Doğası Üzerine” (1738) başlıklı denemesinde yer alan “İnsanlık her zaman aynı..

Eklenme 13.06.2021 11:15

1300 yıl önce Bulgaristan’da giyilen çizme modelleri

Müze ziyaretinde veya tarihi kroniklerde atalarımızın ayakkabılarına çok az kişi dikkat eder. Ayakkabılarımızın şeklini eskiden olduğu gibi, şimdi de yaşam tarzımız belirliyor. Boş zamanlarını Bulgaristan’ın farklı dönemlerinde kullanılan..

Eklenme 13.06.2021 10:35
Küstendil, genel görünüm 1927 yılı. Foto: Küstendil Tarih Müzesi

Dijital arşiv endüstri mirasımızın tarihçesini canlı tutacak

Geçen yüzyılın ilk onyıllarından hızlı gelişme tarihçesine sahip fabrika, demiryolu tesisleri, mezbahalar şimdi ya yerle bir edilir, ya da   ‘kendiliğinden tutuşup’ yıkılır. Bu kıymetli mimari örneklerin korunması amacıyla bir tarihçi..

Eklenme 12.06.2021 10:10