Günün Programı

Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2021 Tüm hakları saklıdır

Lübomir Gospodinov: Bulgaristan’da çok yüksek bir sanat düzeyi mevcut

Photo: özel arşiv

"Bulgaristan’ı seviyor, güzel doğamızı, hatta Bulgar mantalitesini özlüyorum" diye paylaşıyor artık 30 yıldır profesyonel hayatı Viyana’da geçen Lübomir Gospodinov. Kayda değer klarnetçi, saksafoncu, besteci, müzik toplulukları öncüsü olarak Lübomir, Avrupa ve ABD’deki müzik eleştirmenlerince iyi rağbet görüyor. Saksafonuyla ürettiği sesler büyük saksafon ustası Wayne Shorter’inkiyle kıyaslanıyor, ‘acayıp ritim ve ateşin doğaçlamasının’ etkisi altında kalınıyor.

Bulgaristan’la bağlarını hiçbir zaman kesmemesine rağmen, bizde az sayıda meslektaşı tarafından bilinir Lübomir. Avusturya’ya gittiğinde kalışının kısa süreceğine inanıyordu. O zaman ‘Panço Vladigerov’ Milli Müzik Akademisi’nde okuyordu, artık oğlu vardı, Bulgaristan ise ağır bir iktisadi kriz yaşıyordu. Yüksek öğrenimine ara vermedi, devamlı olarak Sofya’ya geliyordu ve Müzik Akademisini Prof. Sava Dimitrov’un sınıfında başarıyla bitirdi. Müzik eğitimini Viyana’da ünlü müzik sanatçısı ve pedagogu Prof. Peter Schmidl’ın yanında sürdürdü. Ardından büyük emelini de gerçeğe dönüştürdü:

"Uzun zamandır saksafon çalıyorum, caz benim için çok çekicidir. Mükemmel bir klasik müzik eğitimi aldıktan sonra cazla saksafon bilgilerimi artırmayı kararlaştırıp aynı üniversitede Prof. Martin Fuss’un yanında caz pedagojisine devam ettim. Saksafon çalmayı çok sever, yazdığım bestelerle farklı projelere katılırım. 2013’te Klock üçlüsünün seslendirdiği bestem New York Jazz Competition (New York caz yarışmasında) dördüncülüğü elde etti.

Bulgaristan’da irtibatımı sürdürdüğüm birçok müzisyen arkadaşımdan biri klarnetçi Rosen İdealov, Bulgaristan Ulusal Radyosu Big Bandı’ndan meslektaşlar, BNR’de müzik kaydını gerçekleştirdiğimiz ‘Trio Gatanka’ (Gatanka Üçlüsü) adlı ortak projemiz olan Teodosiy Spasov da bunlardan biri. Bulgaristan’da enstrümantalistlerin düzeyinin gerçekten yüksek olduğunu düşünüyorum’ diyor Lübomir Gospodinov.

Birkaç ay öncesine kadar Lübomir Viyana’da  itibar sahibi birkaç müzik kuruluşunda yoğun hocalık çalışmaları yürütüyordu ancak çevrimiçi eğitimden hiç hoşlanmadığından orta ve yüksek müzik okullarından öğrencilerle çalışmalardan geçici bir zaman için vazgeçti.  Nitekim  bütün Avrupa, Çin ve diğer ülkelerden eski öğrencileriyle devamlı irtibat halindedir. Katıldığı projelere müzik bestelemeye devam ediyor.


"Çok farklı müzisyenlerle işbirliği kuruyor, caz projelerine de iştirak ediyorum. AВD’de çok istidatlı vibrafonist ve ilginç besteler yaratan Errol Rackipov’la beraber çalıyoruz. Kurduğu Erol Rackipov Bandı ile iki CD hazırladık. Birine gitarcı Hristo Viçev, diğerine kontrabasist Petar Slavov katılıyorlar, ikisi de ABD’de yaşıyor. Sık sık oraya gidiyor, epey konser düzenliyoruz. Erol’un müziğini çok beğeniyor, caz bandı ile festival sahnelerinde, caz klüplerinde müzik icra ediyoruz. Büyük bir konser salonunda senfoni orkestrasıyla beraber konser düzenledik bile. ‘Devet’ (Dokuz) adlı projeden büyük beklentilerim var çünkü aksak ritimli parçalar çalıyoruz. 

Ayrıca 9 rakamı benim için özel önem taşır. Konserler öncesi izleyicilere bu ‘aksak ölçülerin’ genelde Balkanlar’a özgü olduğunu, en çok çeşidine Bulgaristan’da rastlanıldığını izah ediyorum.’

Avrupa ve ABD dışında Lübomir Gospodinov Güney Amerika ve Asya’da da konser verdiğini anlatırken doğduğu Bulgaristan’da sanatını en sınırlı biçimde gösterdiğini söyledi.

"Bulgaristan’ı çok seviyorum. Yurt dışındaki kalışım uzadıkça özlemim daha da artıyor, Bulgaristan’a dönme arzum büyüdükçe büyüyor. Ben Bulgaristan’da yetiştim, ‘Batı’daki dünya ise tamamen farklı. Bunun için her boş dakikamdan Bulgaristan’a ‘koşmak’ için yararlanıyorum. Sanatımı Bulgaristan’da gösterme olanakları araştırdım ama şimdiye kadar hiç kimse email ve telefonlarıma cevap vermedi.  Geçen yıl ‘Kinti’ adlı bir Avusturya üçlüsüyle ülkemizde öz finansmanla küçük bir konser turu yaptık. Bunu gerçekleştirmeye can attğımız için turumuz iyi geçti diyebilirim. Sofya kulüplerinin müzik programlarına birkaç katılımın dışında bu, Bulgaristan’daki ilk icramdı." 

Lübomir daha geniş bir Bulgar müziksever çevresiyle buluşmaktan vazgeçmiş değil. Diğer ülkelere seyahatlerine de iyimserlikle bakıyor.

Fotoğraflar: özel arşiv

Çeviri: Neli Dimitrova


Kategorideki diğer yazılar

Ulusal Kültür Sarayı (NDK) sahnesinde dev koro konseri

Ünlü Bulgar besteci ve orkestra şefi, Sofya "Rodna pesen" Korosu’nun kurucularından biri ve şefi Dobri Hristov, 20.yüzyılın başlarında Bulgar halk korolarının marşı haline gelen ve ülkemizde koro sanatının sembolü olan “Rodna pesen nas navek nı..

Eklenme 03.07.2021 07:15

Olga Borisova halkın yaratıcılığına hayran

Ses sanatçısı Olga Borisova, sesine yansıyan heyecanla "Tanrı’ya bu büyük hediye için müteşekkirim – sahnelerde geçen 60 yıl ve hayat yolundaki 80 yılım için şükürler olsun. Hayatım boyunca, ilk önce BNR Halk Müziği Topluluğu’nda,..

Eklenme 28.06.2021 17:15
Ermila Schweizer ve Srebrina Mineva

Sofya’nın merkezinde İtalya’da müzik gezisi

Opera sanatçısı Srebrina Mineva ile piyanist Ermila Schweizer 29 Haziran’da başkentin ‘Boris Hristov’ müzesinde düzenlenen konserde romantiği ve güzelliğiyle bildiğimiz İtalya’yı gözlerimizin önüne serecekler. Seyircilerin dikkatinden..

Eklenme 28.06.2021 10:27