Günün Programı

Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2022 Tüm hakları saklıdır

Cuma öğleden sonra

Musibetler karşısında Müslüman

Photo: Pixabay

İnsan, yeryüzü hayatı boyunca iyilik ve kötülükler, lütuf ve musibetler, ihsan ve belâlarla karşılaşacaktır. Hayatın kanunu bu. Allah, Kur’ân-ı Kerim’de bu hususta insanları uyarmış; korku ve açlıkla, malları ve canlarıyla imtihan edileceklerini bildirmiştir. Bu bakımdan insanın yeryüzünde tamamen başıboş, rahat ve keyifli bir hayat sürmesi bir hayaldir. Karlovo’daki Kurşunlu Caminin girişinde duvara grafitti hâlinde yazılmış olan “ed-dünyâ sâatün, velâ fîhâ râhatün”, yani dünya bir saatliktir ve onda rahat yoktur anlamına gelem sözler bunun veciz bir ifadesidir.

Bu durumda insanın yapması gereken, elinden geldiğince kötülük ve musibetlerden korunmanın yollarını aramak, önceden önüne geçmek, tedbir almak ve hayrı da şerri de veren Allah’a hayır için dua etmektir. Ama nihayetinde kaderde olan olumsuzluklar başına geldiğinde de bunların Allah’tan geldiğini bilmek, bu olumsuzluklara kendi hataları ve yanlış davranışlarının sebep olmuş olabileceğini düşünmek ve bunlardan dolayı Allah’a yönelip başından savması için dua etmek gerekir. Tabiî, bunu yaparken sabrı elden bırakmamalıdır. Zira sabreden kazanır, musibet geldiği anda isyana kapılmayıp sabırlı davranan sınama anlamına gelen belânın altından hayırlısıyla çıkar.

Bu hususa işaret etmek üzere Hazreti Muhammed (s.a.s.)’in sevgili eşi, müminlerin annesi Ümmü Seleme (r.a.) Peygamberimizden şu sözleri nakleder: “Birisinin başına bir musibet, belâ geldiğinde: ‘Biz Allah için varız ve Allah’a döneceğiz! Allahım! Başıma gelen olumsuzluğun, belânın karşılını sadece senden bekliyorum, başıma gelene sabretmemden dolayı beni ödüllendir ve ondan daha hayırlısıyla değiştir!’ desin.”

Unutmamalıyız ki, Allah’ın insanlar arasında en çok sevdikleri olan peygamberler ve bunların en üstünü olan Hazreti Muhammed birçok belâ ve musibetlerle karşılaşmıştır. Şahsen ve topluluk olarak muhatap oldukları bu olumsuz durumlar karşısında her zaman metanetlerini korumuşlar, bir anlık olsun Allah’tan ümit kesip isyan etmemişler, onun yardımına nail olmak için sabırla direnmişlerdir.

Müslümana yakışan, her halükârda “Elhamdülillâh!” deyip imanını tazelemesi, “Beterin beteri var...” düşüncesiyle şükrederek “Bu da geçer yahu!” sözleriyle zor da olsa ileriye gitmektir.


Kategorideki diğer yazılar

Bugün Ortodoks Hristiyanlar, Aziz Gavriil ve Aziz Prohor’u anıyor

Ortodoks Hristiyanlar, 15 Ocak’ta Aziz Gavriil Lesnovski ve Aziz Prohor Pçinski’yi anıyor. Aziz Gavriil Lesnovski, Bulgaristan Hristiyanlarının himayecisi Aziz İvan Rilski’nin izinden giden üç büyük azizden biri. 11-12 yüzyıllar..

Eklenme 15.01.2022 11:29
Kaolinovo'ya bağlı Kliment köyü camisine yaşlılar bilgilerini gençlere aktarıyor

Cuma öğleden sonra

Arapçadaki seçme kabiliyetine veya irade gücüne sahip kişi anlamına gelen ihtiyar kelimesi Türkçeye girmiştir. Dilimizde yaşlı, koca, kocamış anlamlarında kullanılmaktadır. Genellelikle ihtiyarlık; tecrübe, hâfıza ve hikmet gibi değerli özellikleri..

Eklenme 14.01.2022 14:05

Eski bir yel değirmeni Devetaşko Platosu enformasyon ve eğitim merkezine çevrildi

Kuzey Bulgaristan’ın Kırpaçevo köyündeki eski yel değirmeni Devetaşko Platosu’nuneğitim ve bilgilendirme merkezine dönüştürüldü. Binada seminer, kültür etkinlikleri, eğitim çalışmaları, sergi düzenlenmesi için gerekli bütün koşullar mevcut. Eski yel..

Eklenme 08.01.2022 11:15
Подкасти от БНР