Günün Programı
Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2022 Tüm hakları saklıdır

Valchitran Altın Hazinesi görenleri hayretler içinde bırakıyor

4
Photo: Krasimir Georgiev

Valchitran altın hazinesinin ışıltısı, dünyanın en prestijli sergi salonları ve müzelerini aydınlattı. Trakya sanatının harikulade eserlerinden biri olan hazine, kıtadan kıtaya gezerek zarif işlemeciliği ile görenleri hayretler içinde bırakıyor.

Şimdi Sofya Ulusal Tarih Müzesinde sergilenen hazine, sonbahara kadar geç Bronz Çağı ve erken Demir Çağı öneminde Traklar'ın kültürünü gözler önüne seren müzenin yeni teşhir alanında kalacak.

Valchitran Hazinesinin ilginç hikayesi

Alın nesneler 1924 yılında Pleven'e bağlı Valchitran köyü yakınında bulundu. Hazineyi tesadüfen bulan köylüler, uzun zaman toprağın içinde kaldığı için rengi koyulaşan hazinenin altın olduğunu tahmin bile etmedi. Ulusal Tarih Müzesi Müdürü doç. dr. Boni Petrunova'nın anlattığına göre bulduklarının tunçtan yapılmış sıradan kaplar olduğunu zanneden köylüler, bulgularını aralarında paylaştı, hatta 6 kilogram ağırlığındaki en büyük kupa, domuza yem verilen kap olarak kullanıldı.

Valchitran yakınında bulunan nesneler, toplam ağırlığı 13 kilogram olan ve Bulgaristan topraklarında bulunan en eski altın hazinesini oluşturuyor. Tarihi Millat'tan önce 14.-13. yüzyıl olarak belirlendi.


“ Nesne takımında yer alan üçlü kap özellikle dikkatle çekiyor. Birbirine borucuklarla bağlanmış üç ayrı küçük kaptan oluşan bu nesnenin özel merasimlerde kullanılmış olduğunu düşünüyoruz, diyen müze müdürü, şöyle devam etti: Borucuklar da elektrondan yapılmış olduğu için dikkat çekiyor. Bilindiği üzere elektron, altın ile gümüşün belirli miktarlarda karıştırılması ile elde edilen alaşımdır. Bu alaşım kimyasal, yani suni yoldan ancak XX. yüzyılın başında üretilmeye başladı. Hazinenin işlendiği dönemde ise büyük ihtimalle toprakta doğal olarak oluşmuş olan elektron kullanıldı.

Bununla birlikte bazı bilim adamları, yazısı bulunmayan, fakat doğal güçlere mükemelliyet derecesine vakıf olan Traklar'ın elektron elde etmeyi başarmış olmalarına da ihtimal veriyorlar.

"Daimi teşhirimizin bir bölümü olan Panagyurishte hazinesini küçümsememekele birlikte şahsen benim için Valchitran hazinesi, ülkemiz topraklarında bulunan en muhteşem ve dikkat çeken hazinedir" dedi doçent Petrunova.

İnanılmaz ustalıkla işlenen altın kaplar, niello denen altına gümüş dövülme tekniği kullanılarak bezendi.

"Bronz Çağının sonunda özel merasimlerde kullanılmak üzere böyle bir takımın işlendiğini öğreniyoruz. Bazı araştırmacılara göre bu kardeşleşme veya barışma merasimiydi. Üçlü kapın ayrı ayrı bölümlerine bal, su ve şarap dolduran atalarımız, bu karışımdan içerek barış anlaşması yapıyordu. Hazinenin Ulusal Tarih Müzesin'de gerginlik ve savaşın yaşandığı bu dönemde teşhir edilmesi, zamanlama olarak da çok isabetli" diye noktaladı sözlerini dr. Boni Petrunova.

Fotoğraflar: Krasimir Georgiev

Çeviri:  Tanya Blagova

Galeri

Kategorideki diğer yazılar

Dupnitsa Ahmet Bey camii.

Cuma öğleden sonra

Peygamber Efendimizin mübarek doğumlarını anma anlamına gelen mevlid, yine Ona bezlenen sevgi neticesinden ortaya çıkan edebî eserleri ve onların okunduğu meclisleri ifade etmektedir. Mevlid okuma uygulaması, her ne kadar Arap dünyasında doğup, Ortadoğu..

Eklenme 30.09.2022 14:05
Büyük bir demir çapanın keşfi

Port Baglar - “Bağlar limanı” Karadeniz’in dibinde binlerce yıllık sırları su yüzüne çıkarıyor

Ulusal Tarih Müzesi kazı çalışmalarında Sozopol şehrine yakın Hristos Burnundaki koyda gemicilik, Karadeniz’de gemi yük taşımacılığı ve liman işlerinin tarihine ışık tutan önemli bulgulara rastladı. Sozopol yakınında Bucaka Yarımadası’nın en güneydoğu..

Eklenme 29.09.2022 18:36

Stara Zagora’da, Bulgaristan’da hac turizminin geleceği masaya yatırılıyor

Bugün Stara Zagora’da “Bulgaristan’da hac turizmi – gelişme umutları” konulu forum düzenlenecek . Etkinlikte, farklı dönemlerden kalma, korunmuş yerel dini unsurların sergilendiği, Stara Zagora’daki Dinler Müzesi’ne turist çekmeye ağırlık..

Eklenme 27.09.2022 06:15