Haber
Cuma 30 Ocak 2026 14:00
Cuma, 30 Ocak 2026, 14:00
Снимка от вътрешността на джамията „Асланхане“
FOTOĞRAF tgrthaber.com
Yazı Boyutu
Mübarek üç aylardan biri “Şaban el-muazzam” olarak ifade edilen azametli ve saygın Şaban ayıdır. Bu ayın en bereketli gecelerinden biri de “nısf-ı Şaban” olarak hadislerde geçen Şaban ayının ortasındaki gecedir. Üç ayları feyizlendiren bu mübarek zaman dilimini bizler Berâat Gecesi ve Berâat Kandili olarak bilmekte ve kutlamaktayız.
Beraat Gecesi, Allah Teâlâ’nın rahmetinin coştuğu, kullarına bağışlanma kapılarının ardına kadar açıldığı müstesna gecelerden biridir. “Berâat” kelimesi; günahlardan arınma, ilahî affa kavuşma ve kurtuluşa erme anlamlarını taşır. Bu yönüyle Beraat Gecesi, kulun geçmişini muhasebe ettiği, geleceğini ise tövbe ve dua ile yeniden inşa ettiği bir zaman dilimidir.
Peygamber Efendimiz (s.a.s.), Şaban ayının 15. gecesinde Allah’ın rahmetiyle dünya semasına tecellî ettiğini ve samimiyetle af dileyen kullarını bağışladığını haber vermiştir. Bu gece, sadece ibadetle değil; kalpleri kin, haset ve kırgınlıklardan arındırmakla da ihya edilmelidir.
Beraat Gecesi, dua ve tövbelerle ilahî takdire yönelişin en güçlü yaşandığı rahmet gecelerindendir. Bu mübarek geceyi namaz, Kur’ân, istiğfar ve dua ile geçirmek; ertesi günü nafile oruçla değerlendirmek mümin için büyük bir fırsattır. Çünkü Cenâb-ı Allah, bu gecede güneşin batmasıyla dünya semasında tecellî eder ve fecir doğana kadar “Yok mu benden af isteyen onu affedeyim, yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim, yok mu bir musibete uğrayan ona afiyet vereyim, yok mu şöyle, yok mu böyle…” diyerek kullarını sonuna kadar araladığı rahmet kapılarına davet eder.
Rabbimiz bizleri Beraat Gecesi’nin feyiz ve bereketinden istifade eden kullarından eylesin!
Haber üzerinde çalışanlar: Ergül Bayraktar