Yazar
Aziz Şakir Taş
Haber
Cumartesi 7 Şubat 2026 05:30
Cumartesi, 7 Şubat 2026, 05:30
Halime Yıldız
FOTOĞRAF özel arşiv
Yazı Boyutu
Radyomuzun “Kültür Sanat Edebiyat” programına konuşan Halime Yıldız programda hem edebiyat serüvenini hem de son çalışması Kuzey Doğu Bulgaristan Türk Ağzı Derleme Sözlüğü’nün ortaya çıkış sürecini anlattı. Masal, şiir, deneme, gezi yazısı ve çocuk edebiyatı gibi birçok türde eser veren Yıldız, bu kez okurun karşısına bir sözlükle çıkıyor. Ancak yazar, çalışmasının akademik bir sözlük olmadığının altını özellikle çiziyor.
FOTOĞRAF özel arşiv
Halime Yıldız, sözlüğü çocukluğunun diline ve coğrafyasına duyduğu borcun sonucu olarak hazırladığını belirtti. Yaklaşık on buçuk yıl yaşadığı Bulgaristan’ın Şumen bölgesi ve çevresinde kullanılan Türkçe ağızların, kendi dil dünyasının temelini oluşturduğunu ifade eden Yıldız, “Bu kelimelerle büyüdüm, bu kelimelerle konuştum, bu kelimelerle ağladım” diyerek çalışmanın duygusal arka planını da paylaştı.
Sözlüğün çıkış noktasının annesinin kullandığı sözcükler olduğunu söyleyen Yıldız, yıllar boyunca“annemin sözlükleri” başlığıyla tuttuğu defterlerde kelimeleri biriktirdiğini anlattı. Bu kişisel arşivin zamanla büyüyerek yaklaşık 7 bin kelimelik kapsamlı bir derlemeye dönüştüğünü belirtti. Yazara göre bu sözlük, bir ağzın adeta “kara kutusu” niteliğinde.
FOTOĞRAF özel arşiv
Programda Yıldız’ın edebiyatında göç temasının önemli bir yer tuttuğu da öne çıktı. 1978 göçüyle ailesiyle birlikte Türkiye’ye gelen yazar, göçün yalnızca bir yer değiştirme değil, aynı zamanda iki coğrafyada da iz bırakan travmatik bir süreç olduğunu ifade etti. Bu deneyimin özellikle “Yorgun Atlar Tekkesi“ adlı gezi kitabında belirgin şekilde hissedildiğini belirten Yıldız, Balkanlar, Anadolu ve Güneydoğu coğrafyalarını iç içe anlattığını söyledi. Kitabın Balkan okurları tarafından yoğun ilgi gördüğünü, ikinci baskısının da tükendiğini aktardı.
Yıldız, göçün sadece Balkanlar’dan Batı Anadolu’ya değil, Türkiye’nin farklı bölgelerine zorunlu yerleştirmelerle gerçekleştiğine de dikkat çekti. Diyarbakır’da görev yaptığı yıllarda Şumen göçmenleriyle karşılaşmasının kendisi için çarpıcı bir deneyim olduğunu belirten yazar, kültürün bazı yerlerde silikleşse de mimari ve yaşam biçiminde izlerini koruduğunu ifade etti.
FOTOĞRAF özel arşiv
Programda ayrıca Halime Yıldız’ın Bursa’da özel yetenekli öğrencilerin eğitim gördüğü Bilim ve Sanat Merkezi’nde (BİLSEM) Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak çalışmasına da değinildi. Yazar, bu ortamı hem öğretmen hem de yazar olarak büyük bir şans olarak gördüğünü, yaratıcı yazarlık ve edebiyat çalışmalarınıöğrencileriyle özgürce sürdürebildiğini anlattı. Çocuklarla kurduğu sıcak bağın, kitaplarına ve imza günlerindeki yoğun ilginin temel nedenlerinden biri olduğunu vurguladı.
Söyleşi, Halime Yıldız’ın Bulgaristan Türkçesi’nde “umut” anlamına gelen “Ümüz” kelimesinden hareketle yazdığışiiri seslendirmesiyle sona erdi. Yazar, çocukluğunda dinlediği Bulgaristan Radyosu’nda bir ses olmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirterek programa teşekkür etti.
Kültür Sanat Edebiyat programı sunucusu Aziz Şakir Taş’ın Halime Yıldız’la sohbetini ekli ses dosyasından dinleyebilirsiniz.
Haber üzerinde çalışanlar: Ergül Bayraktar