Günün Programı
Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2022 Tüm hakları saklıdır

Mandritsa köyü konuklarını bekliyor

БНР Новини
6
Photo: Mariya Peeva

Yunanistan sınırında, Rodop dağların en doğusunda Bulgaristan’ın tek otantik Arnavut köyü bulunuyor.Her Pazar olduğu gibi, bu Pazar da Mandritsa köyü “Aziz Dimitır” kilisesinin çan sesleriyle uyanıyor. Kilisede artık görev yapan din adamı yok, fakat çanları Sultana nine çalıyor. Sultana nine, her Pazar sabahı Mandritsa ninelerinin bir araya geldiği kilisenin kapılarını açıyor.

Снимка

Nineler, mumları yakıyor, dua ediyor ve sağlık için ikramda bulunuyorlar. Ancak bugün nineler her zamankinden çok daha heyecanlı. Geçe yarısı büyük bir  motorcu grubu Yunanistan yolunda konuklamak amacıyla bu son derece küçük sınır köyüne uğramış.

Снимка

Motor sesleri, Mandritsa halkını yıllarda gerilere götürüyor. O dönemlerde bütün üç katlı kerpiç evlerde insan yaşıyor, hatta komşu köylerden çocuklar  köy okuluna geliyormuş.

Köyün kuruluşuyla ilgili efsaneyi, Mandritsa köyünün canlı efsanesi Mariya Stoençeva dile getiriyor:

“Köy, 1636 yılında Güney Arnavutluktan buraya gelen ve sığır sürüsü sahibi üç kardeş tarafından kurulmuştur. Efsaneye göre, kardeşler, Edirne yolunda Türk ordusuna et ve süt temin ediyormuş. Bunun karşılığında Paşa, onlara istedikleri yeri seçip yerleşme hakkını vermiş. Üç kardeş, buralara yerleşince mandıra kurmaya karar veriyor ve yavaş yavaş komşu köylere de süt ürünlerini satmaya başlıyorlar. Köyün ismi da buradan geliyor-Mandritsa. Yerliler, ipek böceği koza üretiminin inceliklerini öğreniyor ve dut bahçeleri dikmeye başlıyorlar”

Снимка

Üç katlı kerpiç evler aslında ipek böceği yetiştirilmek için kurulmuş, köy ise ipek koza üretiminde önde gidiyormuş. Mandritsa köy sakinleri, tütün yetiştiriyor ve esnaflık da yapıyormuş. Mesela, köyde deri, fıçı, tahan dükkanları ve özel olarak çan dökme atölyesi çalışırmış.

Снимка

Gelenek üzere gelinler komşu köylerden alınırmış, ki çok kısa zamanda köy nüfusu 3500’e çıkmış. Yeni gelen gelinler, Arnavutçayı çabuk öğrenmeleri gerekiyormuş. 400 yıl sonra yerli halk hala eski Arnavut dilini konuşuyor. Köy öğretmeni Mariya Georgiyeva-Peeva tarafından yayınlanan sözlükte de yerli Arnavut lehçesi yer almış.

“Bir zamanlar düğünler tam üç gün üç gece sürüyordu” diye hatırlıyor Mariya Stoençeva ve devam ediyor:

“Damat tıraşı ile daha Cumadan başlardı düğün. Cumartesi misafirliğe gidilirdi, Pazar günü ise gelinin çeyizi at arabasıyla taşınıyordu. Düğünler son derece gösterişli yapılırdı. Düğün alayı tam üç kez çevrilirdi. Paskalya Yortusunda dönme dolap vardı, bizler çocuklar ise, dönme dolapta dönebilmek için ufak para veya kırmızı yumurtayla ödüyorduk. Sirni Zagovezni Yortusunda bir karnaval düzenler ve köyü dolaşırdık. Herkes gönlünden ne koparsa bize ikram ediyor ve daha sonra eğlenceler, alaylar başlıyordu.”

Снимка

Genç Mandritsa sakinleri, köyün şanlı tarihinden geriye sadece siyah-beyaz bir resmin kalmaması amacıyla “Mandritsa köyün canlanmasını hedefleyen dernek” kuruyor. Amaçları, köyde mülk satın almak isteyen insanları celbedip köye yeni hayat kazandırmaktır. Şenlikler, çocuk bayramları, köydeşler buluşması gibi farklı etkinliklerle bunu popülarize ediyorlar. “Köy turizmi” basma kalıbı aşarak turizme bel bağlıyorlar. Dernek başkanı İvaylo Petrov anlatıyor:

Снимка

“Buralarda tarih ve kültür turizmi gelişebilir. Köyde olduğu gibi, köy çevresinde de eski kiliseler, Roma kalelerinden kalıntılar mevcut. Köyden 18 kilometre uzaklıkta “Armira” antik kalesi bulunuyor. Ayrıca buralarda zengin kuş ve bitki türleri mevcut, iklim de güzel olunca tatil için son derece elverişlidir. Köyün iki dere arasında bulunması ise balıkçılar için celbedici olabilir. Mandritsa birçok tur programında yer alıyor. 5 yıl zarfında iki hotel kurduk. Böylece aile tatili için mükemmel şartlar yarattık.”

Снимка

İvaylovgrad otobüsünü beklerken Mandritsa nineleri bizi ev şarabı, arı balı ve incir reçeliyle uğurluyorlar. Dilekleri de “Sağlıcakla kalın gidin sağlıklı gelin!”. Bir tanesi ise “Dünyayı misafirliğe davet ediyoruz!” diyor.

Fotoğraflar:Mariya Peeva ve mandritsa.com

Çeviri: Şevkiye Çakır


Kategorideki diğer yazılar

Turizm sektörümüz yine tetikte

Koronavirüs pandemisinden sonra yavaş yavaş toparlanmaya başlayan Bulgar turizmi, şimdi daha da kritik bir durumla karşı karşıyadır: savaş. Ülkemizin Ukrayna ile ortak Karadeniz sınırı  var. B u durum kaçınılmaz olarak turist imajını etkiliyor. Bunu..

Eklenme 31.03.2022 17:56

Karadeniz’de serseri mayın haberi yaz turizmini torpilliyor

‘Karadeniz’de serseri mayın tedirginliği yaz sezonunu torpilledi. ’ Bunu BNR- Varna Radyosuna Meclis turizm komisyonu başkanı İlin Dimitrov açıkladı.   " Bu hibrit haberi, önümüzdeki yaz sezonunu güçleştirecek. Bu haberin yayılmasından sonra..

Eklenme 28.03.2022 13:18

Bulgaristan’da kış tatil beldeleri iki kat daha fazla turist ağırladı

Turizm Bakanlığı’nın Birleşik Turist Bilgi Sistemi’ne göre , tüm olumsuz tahminlere, yüksek elektrik fiyatlarına ve Ukrayna’daki savaşa rağmen Bulgaristan’daki kış turizm sezonunun başarılı olduğu anlaşıldı . Aralık ve Ocak aylarında..

Eklenme 22.03.2022 11:28