Günün Programı
Yazı Boyutu
Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2024 Tüm hakları saklıdır

Bulgaristan vatandaşı, aşırıya kaçmayan oldukça muhafazakar sayılır

Photo: архив

27 Ekim’de düzenlenecek yerel seçimler öncesi Bulgaristan vatandaşlarının ülkemizde kamusal ve politik anlamda tutumları bir kez daha gündeme oturdu. “İvan Haciyski” Sosyal Araştırmalar Enstitüsü ve “Gallup” Sosyoloji Ajansının araştırmaları, vatandaşlarımızın, aşırıya gitmeden oldukça muhafazakar olduklarını gösteriyor. Siyaset bilimcisi Pırvan Simeonov’a göre, vatandaşların ülkemizde olup bitenlere karşı muhafazakar tepkisinin bir açıklaması var.

Batı dünyasındaki toplumların gelenek, ulus, din gibi şeylere önem verdikleri için genelde bunlara konuşmalarında yer veren insanlara oy verdikleri, yani deyim yerindeyse işi “sağlama almak” gibi bir eğilimin olduğu gibi görünüyor. “Gallup” Sosyoloji Ajansı olarak “hodri meydan” dediğimiz bir araştırma gerçekleştirdik. Araştırma, Bulgarların da aşırılıklara kaçmadan muhafazakar içgüdüleri olduğunu gösterdi. Ayrıca yere sağlam basmış sağduyuluyu bir toplumuz. Aynı zamanda, aşırıya gidildiği herangi bir olayda, toplum ihtiyatlı davranıyor va fazla abartmadan bir şekilde tepki veriyor.


Pırvan Simeonov, neredeyse profesyonel bir siyasi tabaka oluşturulmasına ve sözüm ona “sağlam kişilerin” bu tabakanın dışında kalmasına rağmen, muhafazakar ve geleceğin liberal vizyonu arasındaki çatışmaya ilişkin tartışmaların gerekli olduğuna inanıyor.

Bunlar büyük derecede Rusya ile Çin gibi büyük devletlerin dış siyasi hedeflerinden veya olası terör saldırıları tehditlerinin neden olduğu ve aynı zamanda şahit olduğumuz dünyadaki değişikliklerden kaynaklanıyor. Bütün bunlar dünyayı gittikçe daha güvensiz kılıyor ve çok egzotik görünen oylama opsiyonlarına başvururken insanların siyasallaştırılmasına neden oluyor. Siyasetteki siyasallaşma ve toplumlardaki bölünmeler geri dönüyor, ki “ her ikisi arasında artık pek fazla fark olmadığından dolayı, bu bölünme sağ-sol ekseninde değil de, daha fazla toplumu bireysel hakların arttırılması, farklı ve dezavantajlı toplulukların haklarının güvence altına alınması ve daha liberal hale gelmesi yönünde değiştirdiğimizi söyleyenler arasındadır. Eksenin diğer ucunda ise kilise, gelenek ve ahlakın önemli şeyler olduğunu söyleyen insanlar bulunuyor.

Sosyolog Andrey Rayçev ise, “pek uzak olmayan” bir geleceğe bakarak fütüristik bir bakış açısını savunuyor:

Kendi kaderini belirlemek, insanlığın kazandığı muazzam bir özgürlüktür. Tarihte ilk defa kesin bir geçmiş değil de, yalnızca bir gelecek var olacaktır. Ki bu da canavarca bir durum. Çok yakında sınıflara ayrılacağız. Bazıların ömrü 200 yıl ve çok akıllı olurken tüm verilere bağlı kalacaklar, diğerleri ise bu durumda olmayacak. Burada tek şansımız, bir uzlaşmayı sağlamaktır.

Sosyal antropolog Haralan Alexandrov, kimliği, başımızdan geçen kendimizi belirleme fikrinin zaferi olarak tanımlıyor:

Günümüz insanı, belirli bir sınıf, grup, millet ya da bölgede doğmak suretiyle kendisine verilen hazır, sürdürülebilir ve güvenilir kimliklerden yoksundur ve her gün bunun üzerinde çalışmalıyız. Ekonominin şiddetli ve aşırı rekabetçi küreselleşmesi koşullarında bu çok zordur, ki burada kimliğinizi tek başınıza yönetmezseniz, birileri size kimliğinizi “yapıştırıverir” ve karlı bir kişiden daha fazla kaybeden biri olursunuz.

Çeviri: Şevkiye Çakır




Последвайте ни и в Google News Showcase, за да научите най-важното от деня!

Kategorideki diğer yazılar

Tutrakan’da Kayısı Festivali

Tuna nehri kıyısındaki Tutrakan şehri, bölgedeki kayısı yetiştiricilerini geleneksel "Kayısının başkenti - Tutrakan" şenliğinde bir araya getiriyor. Pazar günü 20’ncsi düzenlenen etkinlikte gelenek üzere çeşitli kayısı çeşitleri sunulacak...

Eklenme 07.07.2024 09:35

Polska Skakavitsa'daki Kelebek Festivali doğa ve yaban hayatı meraklılarını bir araya getiriyor

Kelebek ve yaban hayatı meraklıları, Struma nehri boyunda en güzel doğa olaylarından birini gözlemlemek için Köstendil’in Polska Skakavitsa köyü şelalesi yakınında düzenlenen Kelebek Festivali’nde buluşuyorlar. Yaklaşık 50 metre yüksekliğindeki şelale..

Eklenme 07.07.2024 08:35

Bulgaristan Fransız dilindeki yükseköğretimde köklü geleneğe sahip

Bulgaristan ve Romanya, eski sosyalist kampta izolasyona maruz kaldığı uzun yılların ardından dünyaya açılmaya arzusuyla 1994 yılında Uluslararası Frankofoni Örgütü'ne katıldı.  Frankofoni toplumunun temel değerlerinden biri eğitim ve özellikle..

Eklenme 07.07.2024 06:55