Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2020 Tüm hakları saklıdır

Hollanda'dan gelen vlogger Leon: Bulgaristan’da kendimi harika hissediyorum

Photo: Facebook /Leon de Leeuw

Leon’un tutkusu Bulgaristan’da tek başına seyahat edip otantik maceralar yaşamak, çünkü ülkemizin maneviyat ile dolu olduğunu düşünüyor. 28 yaşındaki Leon de Leeuw için Bulgaristan ilk görüşte aşk.

Genç Leon, ülkemizi Doğu Avrupa turizm turu esnasında ziyaret ediyor. Bundan altı yıl sonra Leon hala Bulgaristan’da. Kendisine iş bulup, Sofya’ya yerleşti. Ancak zamanının büyük bir kısmı seyahatlerde geçiyor.

Leon’un merakı onu Bulgaristan’ın terkedilmiş yerlerine, son yıllarda yaşamın okadar fazla değişmediği bölgelere götürüyor.

“Bu seyahatler beni, 100 yıl belki daha fazla yıl öncesindeki gerçek hayata götürüyor. Bu Avrupa için eşi benzeri olmayan bir şey!” diyor mükemmel Bulgarcası ile Leon.

Genç vlogger en çok küçük kasabalarda insanlarla karşılaşmasını sevdiğini söylüyor, çünkü orda insanlar sıcakkanlı, içten ve terbiyeli. “Bulgaristan’da maneviyat var. Birçok yerde var. Dağlarda, küçük manastırlarda. Bunlar “büyülü” yerler!” diyor Leon.

Leon ile söyleşiyi aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

Seyahat etmeyi seven paylaşmayı da sever. Vlogger Leon’un en çok yabancılar olmak üzere You tube kanalında çok takipçisi var.

You tube kanalında Leon, dağlarda ve köylerde yaptığı seyahatler, yerel halkla karşılaşmaları ve en çok da Bulgaristan, doğa, mimari ve gelenek ve görenekler ile ilgili izlenimlerini paylaşmayı seviyor.

“Ben bir tek Bulgaristan değil, çok sayıda Bulgaristan görüyorum! Çünkü burada son derece fazla “zıtlıklar” var, hele ki şehirler ve taşra bölgeleri arasında çok!” diye belirtiyor Leon.

Ancak en yoksul, vahşi ve ücra köşeleri ziyaret etmesinin sebebi ne? Yıkılış ve hüzün güzellik taşıyabilir mi?

“Güzellik var! Zamanın akıp gittiğini anlıyorsun. Zaman ise hiç kimse için durmuyor. Hatta kayalar için bile zaman durmuyor! Kayalar, taşlar can taşımıyor, hisleri yok, ancak buna rağmen onların da bir geçmişi olduğunu ve sana bir şeyler anlatmak istediğini gösteriyorlar” diyor Leon.

Leon, Bulgaristan’a olan sevgisini “Bulgaristan’ın terkedilmiş binaları” ve “Darko” romanında dile getiriyor. Leon, aynı zamanda Bulgaristan’a adanmış deneme yazılarından oluşan bir kitap ve şiirler yayınlamıştır.

Rodop ve Rila dağları, eski kilisesiyle Zlatolist köyü, Şipka tepesinin kendisini büyülediğini söylüyor:

“Bulgaristan’da seyahat ederken farklı, yeryüzünde değilmişim hissi var içimde. Hayatın nasıl akıp gittiğini görmek. Zıtlıklara, güzelliklere ve bazen çirkinliklere rağmen, doğanın her zaman üstün geleceğini, zamanın ise akmaya devam edeceğini görüyorsun” diyor son olarak Leon.

Fotoğraflar: facebook/Leon de Leeuw

Çeviri: Özlem Tefikova


Kategorideki diğer yazılar

Bulgar seramiğin “Kontesi” Tsvetana Videva

Tsvetana Videva, yıllar önce Rodoplar’ın eteklerinde Eneolitik döneme ait Dolnoslav tapınak kompleksi yakınında yürütülen kazılar sırasında altı bin yıl öncesine ait seramik objelere rastlıyor.  Eline aldığı kapların güzelliği bir yana, onlar enerji..

Eklenme 15.11.2020 06:05

“Bir çiçekle bahar olmaz” sözünü yalanlayan Kalin Vasilev

BNR- Bulgaristan Ulusal Radyosu dinleyicileri “Yılın aydınlatıcısı” ödülünü seçerken, en çok oyu Veliko Tırnovo’dan Kalin Vasilev’e verdi.  “Tırnovo Runs- hareketle sağlığa giden yol” girişini başlatan genç, büyük çaba ve özveriyle arkasından binlerce..

Eklenme 02.11.2020 14:19

Başpapaz Serafim Yanev: Aydınlarımız ebediyete götüren yolu bulmamıza yardımcı oluyor

Maddiyat, yüksek mevkiler hırsı, koşullar değiştiğinde gözlerini bizden ilk ayıracak yaltakçılar dünyasında bizi geçicilikten kurtaracak ve maddi şeyleri değersiz kılacak maneviyata dönmeyi unuturuz. Değil mi ki, Tanrı bir gün sadece kendini kurtarmış..

Eklenme 01.11.2020 04:50