Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2020 Tüm hakları saklıdır

Geçiş döneminin ilk yıllarındaki müzik özgürlük hayallerini yansıtıyordu

Photo: BNR- arşiv

Müzisyan Stefan Vıldobrev 10 Kasım 1989 tarihinde yaşadıklarını anlatırken: “Gelişen olayları bir film gibi hatırlıyorum. Hepimizin hayal ettiği bir şeydi, lisede okuduğum son yıllarda böyle devam edemeyeceğinden emindim. Ve öyle de oldu...” 

Vasil Georgiev, daha sonra Vasko Krıpkata lakabıyla ünlü olan müzisyen, 45 yıl iktidardaki BKP’nin yöneticisini değiştirdiği haberi, kendi sürdüğü takside duyuyor. Tam yeni bir müşteri binerken.Tam bu sırada sosyalizmden demokrasiye geçiş başladığını öğreniyor.

Ve umut yılları başlıyor. Maalesef komünist geçmişinin çabuk silineceği umutları gerçekleşmiyor. Ancak o ilk yıllarda müziğin büyük rolü vardır. 

"Şturtsite" grubu üylerinden Valdi Totev Bulgaristan Radyosu'na verdiği röportajda şunları paylaşıyor:

“Bence sanat paralel bir dünyadır. İnsan etraftaki şeyleri beğenmediğinde sanata sığınabilir. O sosyalizm yıllarında müzik bir özgürlük parçasıydı. En sadık destekçilerimiz, bizi açıkça beğendikleri cüretinden dolayı dayak yedi. Bir anda hayranlarımızı korumak için çalmaya ara verdik.


Demokrasinin birçok kusuru olmasına rağmen Valdi Totev, daha önce yapılan her fedakarlığı anlamlandıran paha biçilmez fırsatlar sunduğunu iddia ediyor.

"Bugün, nerede yaşayacağımızı, nerede çalışacağımızı seçme fırsatına sahibiz. O eski ytıllarda bunu asla hayal edemiyorduk. En büyük kazancımızözgürlüktür. Özgürlük olmadığını iyi biliriz ve yeteri kadar zaman onsuz yaşadık.”

Valdi Totev’in “Svetlina”ve “Vdigni oçi” şarkıları 1989 yılından sonra bütün meydanlarda söyleniyordu.

Yıllarca süren geçiş döneminden sonra  yukarıya baktığımızda gördüğümüz ışık, bize hala çabanın buna değdiğine dair umut veriyor.

Aynı zamanda Bulgaristan’daki demokrasinin aksaklıkları meydana çıktı. Bundan dolayı halkımız şimdi de meydan ve sokaklara döküldü.Geçiş döneminin nesli ise o yıllarda düzenlenen iilk mitinglere nostalji ile dönüyor. O zaman binlerce vartandaşımız sevdiği müzisyenlrle “Komünizm gidiyor. Rahat uyun çocuklar” sözleriyle çalkalanıyordu.


Besteci Stefan Dimitrov anlatıyor: “O zaman şimdikinden farklı olarak protestonun açık ve net hedefi vardı. Biz komünizmi devirmek istiyorduk ve bu bütün halkın hedefiydi. Meslektaşlarımın yarattığı şarkılar da bu amaca ulaşmak için büyük yardım destek sağladı.”

Müzisyenlerin sosyo-politik yaşama katılımının nasıl değiştiğine gelince, besteci bunun artık bir sipariş üzerine yapılamayacağını söylüyor:

"Maalesef o nesil yaşlanıyor ve 30 yıl sonra aynı güce sahip değil. Elbette yenileri gelecek, gelmeli. Ama madem ki görülmüyor, duyulmuyor, demek ke hala onlara gerek yok."


Türkçesi: Müjgan Baharova 


Kategorideki diğer yazılar

Nayden Todorov: "Sadece yetenek yetmez, disiplin ile birleştirildiğinde iyi sonuç verir"

Sofya Filarmoni Orkestrası'nın şefi Nayden Todorov, virtüöz kemancı Midori ile Borusan Filarmoni Orkestrası’nın İstanbul konserini yönetti. BNR’ye verdiği röportajda Todorov şunları anlattı:  "Kemancı Midori ile tanıştığımdan dolayı ve kendisinin..

Eklenme 29.11.2020 04:55

Nedyalko Nedyalkov: Kaval beni kendime ve kainata bağlıyor

Nedyalko Nedyalkov’u geleneksel bir halk müziği sanatçısı olarak tanıtamayız. Sahne becerilerini, antik halk müziğinden, Rönesans, Barok ve Klasik müziğinden, XXI.Yüzyılda yaratılan caza kadar inanılmaz bir stil ve tür çeşitliliğine taşıdı. Geleneksel..

Eklenme 28.11.2020 05:10

‘New York’ta Bulgar konser geceleri’ festivali başlıyor

New York’taki oda müziği festivalini doğuran fikir Bulgar eserlerinin Bulgaristan müzisyenleri tarafından icra edilmesi ile ilgiliydi.  Kovaçevitsa köyündeki ‘Ayak basmamış patika’ festivaline önayak olan piyanist Lora Chekoratova New York festivali..

Eklenme 27.10.2020 05:10