Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2021 Tüm hakları saklıdır

Ressam Veneta Doçeva: Bulgaristan'ımızın doğasından ilham alıyorum

Asıl mesleği  avukat olan, fakat hayatında ressim yapmayı görev edinerek  merkezi Fransa’da olan Dünya Sanat Akademisi (Mondial Art Academia)Bulgaristan temsilcisi Veneta Doçeva, Bulgaristan Radyosuna konuştu:

“Aslında ben hayat boyu resim yapan bir kişiyim. Asıl mesleğim avukatlıktır ve ressam eğitimi almayan biriyim. Resim yapmak benim için herşey - hayat tarzı, ekmek teknesi, kendimi ifade etme yolu, tek sözle resim yapmayı çok ama çok seviyorum. Ve insan yaptığı şeyi çok sevdiği zaman, er geç bu daha fazla insana ulaşmasını sağlarken daha fazla insana da dokunmaya başlıyor."


Resimlerinizde ruhaniyet ve hassasiyet hakim, bu neye borçlu?

“Resimlerimde benden en iyisini, en güzelini vermeye çalışıyorum. Aslında sanatçıların çevredeki dünyayı farklı şekilde etkilemeye çalışıyorlar- bazıları drama, açıya ve kedere yer verirken dünyayı, çilleriyle birlikte  olduğu gibi yansıtıyorlar. Bende ise durum hayli farklı, ben çevremizde ne kadar fazla güzelliğin ve iyiliğin olduğunu göstermeye çalışıyorum. Yapmamız gereken tek şey, bu güzellikleri görmek için çevremize bir göz atmak.

Çoğu zaman, insanlar, benim resimlerimi görünce, bana "gökyüzünü bu renklerde hiç görmemiştim, ama senin resimlerinde görünce artık farketmeye başladım” dedikleri oluyor. Güzel bir yere gittikleri ve o yerden zevk aldıkları zaman bana dönüp”sen olsaydın acaba orasını nasıl görecektin ve neler resmedecektin, diye merak ediyoruz” şeklinde sözler söylüyorlar.
Resimlerimle, insanlara güzellikleri hissetmelerinde yardımcı oluyorum."


Eserlerinizdeki “baş kahraman” doğa- ağaçlar, su, kuşlar ve doğal olarak da bu resimlerde müzik sesi var, doğru mu?
 
“Evet, resm yaparken her zaman müzik dinliyorum ve bu bana bir iç ritim sağlıyor. Gerçek anlamda doğa, eserlerimde ve her yerde “baş kahraman”. Aslında önemli olan bu değil. Her sabah kağıda dökmek istediğim duygularla uyanıyorum. Ve burada ben doğayı kullanıyorum, ama ben somut bir doğa resmi yapmıyorum, aslında ben özel duygularımı aktarmak için doğa resimleri yapıyorum."



Son bir yıl zarfında pandemi hayatımızın her köşesini, her alanını etkiledi, bizi bizden aldı götürdü, ruhumuzun, hayatımızın  her köşesini ele geçirdi. Sizi salgın ne şekilde etkiledi?

“Gerçekten pandemi birçok insana çok çok zarar getirdi, devasa psikolojik sorunlara yol açtı, mali problemlere sebep oldu, tek sözle dünya açısından dramatik bir olay yaşanıyor!


Pandeminin sözüm ona “kendimi toparlamama” yardımcı olduğunu söyleyebilirm. Uzun seyatlere son verdim, Dünya Sanat Akademisi Bulgaristan temsilcisi olarak dünyanın dört bir köşesinde etkinliklere katılmak amacıyla çok fazla yolculuk yapmak zorunda kalıyordum. Aslında yolculuk yapmayı sevmediğimi de itiraf etmem gerekiyor.  Toplumda bir kamu imajım var ve bu imajı ayakta tutmam için farklı ülkeleri ziyaret etmem gerekiyor.

Gerçeği söylemem gerekiyorsa, ben evde oturup resim yapmayı çok seviyorum. Dediğim gibi, pandemi döneminde “kendimi toplama” şansına, resim yapma şansına sahip oldum, tek sözle sanatımı geliştirme imkanım oldu.


İnternette çok popülar olduğum  için pandeminin, kötü etkisi şöyle dursun, tam tersine, bana faydası oldu. Eski hayata en kısa zamanda dönmeyi veya en azından ona yakın olmamızı umuyorum.  Aslında pandeminin beni kötü bir şekilde etkilediğini söyleyemem.

Tabii ki yarattığı gerginlikten ve endişlerden bahsetmez isek, hasta olup olmayacağım, yakınlarım bu hastalığa yakalanacak yakalanmayacak. Evde kapanma ve seyehat edememek değil de, işte bu endişe bana biraz fazla geldi."


Ressam Veneta Doçeva’ya katıldığı sergileri de sormadan geçemedik:

“Aslında 10 yıldan fazla  insanların bildiği geleneksel anlamda sergi yapmıyorum, etkinlik için bir salon kiralıyorum ve üç gün boyunca insanlar gelip benim resimlerimi albümlerden görebiliyor. Bu esnada gelen herkes ile sohbet ediyorum, isteyen, eserlerimi satın alıyor, istemeyn sadece bakıyor.


Sergi, uzadıkça uzayan bir sohbet haline geliyor  ve böylece resim yapmayı seven insanlara ilham veriyor. Fakat şöyle ve böyle resim yapmak hayatımızdan çıkmış.

Burada çok hoş bir hikayeyi de anlatabilirim. Resimlerimi çerçevelemek için atölyeye gittiğimde, yanıma bir kadın yaklaştı “Siz, Veneta'sınız değil mi.” diye sordu ve devam etti: “ Siz  beni hatırlamıyorsunuz. Sizin bir etkinliğinize katıldım ve siz, bana daha az dizi seyredip resim yapmak için daha fazla zaman ayırmamı söylediniz. Ve işte şimdi ilk sergimi açtım ve ilk resimlerimi sattım” dedi. Gerçekten çok  memnun  oldum."


Sayın Veneta Doçeva, dünyayı geziyorum ve dağlarımıza tırmanıyorum dediniz, gördüğünüz en güzel yer neresi?

“Gerçek şu ki, ben Bulgaristan'ımızın doğasını çok seviyorum. Her yıl Rila Dağı'nı tırmanıyorum, gerek “ Rila Yedi Göller”, gerekse Musala Tepesi'ne tırmanıyorum. Bulgaristan'ın doğası bana yeterince ilham kaynağı oluyor. Dediğim gibi yolculuk yapmayı pek sevmiyorum. Tek bir yeri göstermem gerekiyorsa- en sevdiğim yer “Rila Yedi  Göller".


 Dinleyiciler arasında resim yapmak isteyen fakat bir türlü cesaret bulamayanlara neler söylemek istersiniz?

“İlk başta ilk adımı atsınlar, bu da herangi bir boya ve kağıt satın almaktan geçiyor.

Ve bundan sonta başlayabilirler. Ama bunu, bir mucizeyi yaratacağı beklentisiyle başlamamalı, yaptığı işten zevk almalı. Eserler yazan, resim yapan ve müzik çalan, şarkı söyleyen, tek sözle sanatın herangi bir dalına bakmasınızın, herkes,  en büyük sanatçıların yaşadığı duyguyu yaşıyor. Sanatta sonuç o kadar önemli değil, burada önemli olan duyulan memnuniyet ve sürecin ta kendisi.


Bundan dolayı da pandemi döneminde bu kadar fazla kurslar açıldı ve sanata geri dönüş süreci gözlemleniyor."

Fotoğraflar: özel arşiv

Kategorideki diğer yazılar

Delyan Vılçev New York metrosunun ruhunu Varna’ya taşıyor

Günlük yaşamımızda seyahat ederken nasıl birer insanız? Duygusal halimiz nasıl değişiyor? Zekanın transit bir durumu mevcut mu? Bunlar, aile mesleği fotoğrafçılık olan Delyan Vılçev’in "In Transit" konulu debüt fotoğraf sergisinde sorduğu..

Eklenme 22.06.2021 17:05

100 Bulgar kadının büyüleyici yaşam hikayesi

Kitaptaki ilk hikaye, Ruse'de devrimci komiteye örgütsel ve mali destek sağlayan kendisi bir devrimci olan ve devrimci anası olan Baba Tonka Obretenova'yı (1812-1983) tanıtıyor. Baba Tonka’dan sonra bilim ve sanatta büyük başarıları olan ilk..

Eklenme 20.06.2021 10:10

Emil Karamanov - büyüleyici bir orkestra şefi

"Emil Karamanov, ince bir sanatsal ölçü anlayışıyla anılarda kalan bir orkestra şefidir. Sadece orkestranın değil, aynı zamanda müzik eserinin sayfalarında izleyici de yönetiyor hünerli elletiyle. Karamanov, sıcak ve heyecanlı performansıyla bütün..

Eklenme 18.06.2021 08:05