Günün Programı

Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2021 Tüm hakları saklıdır

Bulgaristan, Beyaz Rus mültecileri için misafirperver bir eve dönüştü

Rus göçmenlerinin ülkemize gelişinin 100. yılına adanmış sergi

Photo: arşiv

Rusya’daki Bolşevik Devrimi ve bunu izleyen iç savaş sonucu binlerce Rus soylusu ve aydınlık çevreleri temsilcileri gittikçe artan zorbalık, şiddetten kurtulmak üzere ülkelerinden kaçmak zorunda kalır. Onların önemli bir bölümü Bulgaristan’da sığınma bulur, diğer bazıları ise Yugoslavya ve özellikle herkesçe hayal edilen Paris’e yönelir.


"Arşivler" Devlet Ajansı, Bulat Okudjava’nın ünlü şarkısından ‘Vaşe Blagorodie, gospoja Çujbina’ (Onur senin, ey gurbet) mısrasını, Beyaz Rusların ülkemize gelişinin 100. yıldönümünü kaydettiği  serginin motosu olarak seçti.

Belge ve fotoğraflar teşhir edilen sergide Beyaz Rusların ülkemize uzanan yolu takip edilir, Bulgar hükümetinin onlara sığınma verme kararı, onların eğitim, bilim, kültürümüzde bıraktıkları kalıcı izler üzerinde durulur.

"Pyotr Vrangel kolordusunun bozguna uğratıldığı, birliklerinin Sivastopol üzerinden Rusya’yı terkettikleri 1921 yılında,  birkaç yıl süren bu gelişmelerin zirvesi yaşanır’ diyor Arşivler’ Devlet Ajansı başkanı Mihail Gruev ve şöyle devam ediyor: ‘Beyaz Orduluların dışında aileleriyle beraber subay, hekim, öğretmenler, kızıl terörden kaçan aydınlar olmak üzere yüzbinlerce  sivil Rusya’yı terkeder. Bu insanların büyük bir çoğunluğu Bulgaristan’ın şahsında ikinci yurdunu bulur. Savaşlar arası dönemde ülkemizin kültürel, iktisadi, bilimsel hayatının neredeyse bütün sektörlerine kendi damgasını vuran kişiler söz konusu. Önemsiz bir kısmı subay olan bu insanlar aslında modern Bulgar kültür ve bilim sayfalarına isimlerini yazdırırlar.”

Bulgaristan, kendi devletlerinde yaşanan kurşuna dizmeler, barbarlıklardan ötürü sığınma arayan Beyaz Ruslara hem sınırları, hem de gönüllerini açar. İlk önce kışla ve askeri okullara yerleştirilen bu Ruslar bundan sonra bütün ülkeye yayılır.

Mihail Gruev"İlk önceleri Rus mültecilerinin sayısı 100 bin kadardır ama yılların içinde 20 bin kadarı kalır. Kültür ve dil yakınlığı, ortak Doğu Ortodoks dini Bulgaristan’ı ikinci vatan olarak seçmelerine etkide bulunur. Aleksandar Stamboliyski hükümeti (1919-1923) de Beyaz Ruslara ikamet ve geçim sağlanması, erkeklere istihdam temini için büyük çaba harcar. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra ilhak edilen topraklarından akın eden yüzbinlerce göçmen sorunuyla yüzleşen Bulgaristan çok misafirperver bir ülke olarak onlara muamele gösterir. Bulgaristan halkı bu insanların hayatta kalabilmesi için elindeki bir lokmayı onlarla paylaşır” diyor ‘Arşivler’ Devlet Ajansı başkanı Mihail Gruev.

General Kuenov'un başında bulunduğu Birinci Ordu Kolordusu subayları , Veliko Tırnovo 6 Nisan 1922 .Beyaz Ruslar ise açık fikirli, eğitimli, zengin kültürlü kişiler olarak birçok alanda giriştikleri kurucu çalışmalarıyla duydukları münnettarlığı ifade ederler. Bazıları sanatta ve diğer toplumsal alanlarda başlıca rol oynarken, aralarındaki birçok hekim tifo, verem gibi zamanın büyük salgınlarıyla mücadele eder, tıp hizmetleri ile sıhhiyat düzeyini artırmak üzere Rodoplar’a, yerel Türk ahalisinin yanına gitmekten çekinmezler.

Veliko tırnovo'da Rus Hastanesi'nin personeli ve hastaları.Bulgaristan’ın Almanya ile müttefik oduğu İkinci Dünya Savaşı sırasında Beyaz Ruslar’ın durumu nasıl, 9 Eylül 1944 tarihinden sonra iktidar aynı siyasi rejimden kaçanlara nasıl muamele gösterir?

"Artık Bulgaristan’a yerleşenlerinin küçük bir kısmının Nazileri tutan Vlasov kolordusuna katıldıkları bir gerçektir. Bulgaristan Kızıl Ordu tarafından işgal edildiğinde Rus mültecileri iyi bir rağbet görmez, Beyaz Rus örgütleri kapatılır. İktidar hepsine büyük bir şüphe ile davranır, Beyaz Ruslar farklı kovuşturmalara hedef olur’ diyor ‘Arşivler’ Devlet Ajansı başkanı Mihail Gruev.

‘Onur senin, ey gurbet

Sıkıca sarıldın bana, ama yalnızca sevmedin beni

Dur biraz, sevecen ağlarına düşürme beni

Şansım yok ölümden yana, şansım olacak aşktan yana’

diye  şarkısını söylemeye devam ediyor Bulat Okudjhava.

"Bulgaristan onların ikinci yurduna dönüşse de Beyaz Rusların gerçek vatanlarına susamışlıkları, özlemleri ebediyen kalıyor.
Bizce bu şiir Beyaz Rusların ülkemizde oluşan bu birbirine zıt durumlarını tam biçimde gözler önüne seriyor’ diyor sözlerinin sonunda Mihail Gruev. Çeviri: Neli Dimitrova​

Fotoğraflar: bulgarianhistory.org, archives.government.bg, BGNES ve arşiv