Günün Programı

Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2021 Tüm hakları saklıdır

Rjana dağının gözleri fetheden temiz ve güzel doğası

Photo: БНР Видин

Az kişi tarafından bilinen Rjana dağının kuytularında bulunan “Rojdestvo Bogorodiçno” manastırı Ortaçağ’dan gelen bir efsaneyi anlatıyor. Yedi altarlı kilisesi ise yedi Bulgar azizizin adını taşıyan yedi şapel halini almış bulunuyor. Ortodoks Hristiyanlığın olduğu topraklarda bu kilisenin eşi benzeri yok.

Efsaneye göre, 9. Yüzyılda yedi soylu boyar kardeş dağın yüksekliklerinde bu mabedi dikmiş ve etrafında da yedi yerleşim yeri kurmuşlar. Bu yerleşim yerlerini şöyle sıralamak mümkün: Ogradişte, Bukovets, Osenovlag, Ogoya, Leskovdol, Lakatnik ve Jelen.

Boyar kardeşler manastırlı kiliseyi her birine bir taht olması için yedi tahtlı olarak inşa ettirmiş. O sebeple de insanlar buraya “Sedemte prestola” - “Yedi taht” adını vermişler.

Mabedin merkez altarında (sunağında) soylu yedi kardeş, büyük ihtimal Aynoroz’dan getirilen Meryem Ana ikonu yerleştirmiş. Diğer altarlardan birinde ise Aziz Toma Neverni ikonu bulunmakta.

Petır Vutov

Din görevlisi Petır Vutov şunları anlattı: “Manastırın bayramları ise Meryem Ana’nın Doğumu ve Tomina Nedelya. Buraya sürekli ziyaretçiler geliyor, hatta bazıları burada geceliyor bile. Gelen ziyaretçileri Aziz İvan Rilski’nin geçtiği yollardan geçirerek, Rjana dağından yürüyerek “Çerepişki Manastırı”na götürüyorum. İnsanlara konaklama yeri sağlıyoruz, akşam ayini ve sabah duası düzenliyoruz. Buradan geçen nehir “Stara Planina” dağını ikiye bölerek Golema Planina ve Rjana planina diye ayırıyor. Golema Planina, nehrin diğer kıyısında, manastır ise Rjana dağında yer alıyor.”

1737 yılında sultan I Mahmud’un “Yedi Taht” manastırının yıkılmasını emretmesi nedeniyle kendisine “imansız” lakabı verildiği anlatılır. 1848 yılında kilise tekrar onarılarak burada manastır okulu açılıyor. Bulgaristan tarih sayfalarında yer alan birçok isim bu manastırda gecelemiş ve minnet borcu olarak da manastır hakkında şiirler, sözler yazmışlar. Halk şairi İvan Vazov’un manastırdan ilham alarak yazdığı “Klepaloto bie” eserinin bir dörtlüğü günümüzde manastır duvarlarında kazınmış olarak görülebilir.


Ünlü şair ve devrimci Hristo Botev’in ölümünden sonra çetenin dağılarak çetecilerin dört yana ayrıldığı yer de Rjana dağıdır. Sadece bir patikanın bile geçilmesi sekiz - dokuz saati buluyor ve her turistin iradesini sınama testi olduğu da söylenebilir.

“Vraçanski Balkan” Doğa Parkı’nda kıdemli uzman Olya Genova, 20 bin hektarlık alanda “İskırski prolom - Rjana planina” korumalı alanı bulunuyor, diye belirtti ve şöyle devam etti:

Olya Genova

“Bitki türlerinden bir orkidemiz var. Balık türlerinden ise siyah bıyık balık, memeli hayvanlardan kurt, su samuru var. Aynı şekilde birkaç çeşit yarasa da var. Bu yarasalardan bazıları sadece mağaralarda değil, eski kayın ormanlarında da yaşıyorlar.”

İgnatitsa köyü muhtarı İvo Hristov’a göre, Rjana dağına gelip de gönlünü burda bırakmayan bir insan yok.

İvo Hristov

“Burda ne villa var, ne de konaklama yeri. Bu bölgede turizmi geliştirme yönünde düşünülmeli bence. Bizim burda Balkan’da yapabileceğimiz başka bir şey yok” dedi İvo Hristov.

Kaynak: BNR Vidin, Yordanka Petrova

Bulgaristan Radyosu’na uyarlayan: Diana Tsankova

Çeviri: Özlem Tefikova

Foto: BNR- Vidin

Kategorideki diğer yazılar

Burgas, Yıllık Turizm Ödülü için yarışıyor

Bulgaristan Turizm Bakanlığı tarafından verilen 6. Yıllık Turizm Ödülleri için oylama başladı. İnisiyatifin amacı Bulgaristan turizminin tanıtılması amacını taşıyor. Bu amaçla inisiyatif kapsamında ülkemizi yıl boyunca turizm destinasyonu haline..

Eklenme 18.11.2021 15:38

Yeni kayak sezonu arifesinde Bansko’da belirsizlik, fiyat patlaması ve personel eksikliği sorunu

Bansko Turizmciler Birliği Başkanı Malin Bistrin, branşın karşı karşıya olduğu durumu şu sözlerle yorumladı: “Yarınımız için, elektrik faturaları için belirsizlik, personel alımı yapabilece miyiz, yetkililerin virüsün yayılmasını önlemek için..

Eklenme 11.11.2021 11:58

“Kıkrinsko Hançe” Müzesi’nin çevresi iyileştirildi ve emniyete alındı

Loveç yakınlarındaki Kıkrina köyü sakinleri yerleşim yerinin merkezini yenileme girişimlerini şu sözlerle dile getirdiler "Bu müze sadece kültürel bir anıt ve değerli bir tarihi alan değil, aynı zamanda köyümüzün kalbi ve ruhudur.” Proje “Kıkrinsko Hançe”..

Eklenme 30.10.2021 12:00