Günün Programı
Yazı Boyutu
Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2024 Tüm hakları saklıdır

Seçimlerde “lâl çoğunluğun” çığlığı

Prof. Lidiya Denkova: “Kimseyi desteklemiyorum” oyu ülkemizdeki krize tam orantılı seçim oldu

Photo: Ani Petrova

“Kimseyi desteklemiyorum” oyunu seçmek totalitarizm sonrası politik krizin bilinçli bir kararı mı, elit aidiyet gösterisi mi, yoksa siyasi cehalet midir sorusu gündemi meşgul ediyor.

Pazar günü genel seçimlerde 105 893 seçmen oy pusulalarında “Kimseyi desteklemiyorum” şıkkını işaretledi.

Onların yaptığı tercih nihai neticelere hiç bir tesir göstermedi ve yaptıkları seçim sadece “rekor” bir istatistik olarak tarihe geçecektir.

Bundan önceki en yüksek “Kimseyi desteklemiyorum” tercihi 2017 yılında 87 850 kişinin seçimi olmuştu.

“Gallup İnternational Bolkan” kamuoyunu yoklama ajansından sosyolog Yanitsa Petkova bu seçmenlerin profilini çizdi:

“Kimseyi desteklemiyorum” kutusunu işaretleyenlerin yüzde 60’ı kadın, üçte biri ise 30 yaşına kadar olan seçmenlerdir. Onların genelde daha yüksek eğitimli, Başkent veya diğer büyük il şehirlerinde yaşayan kişiler olduğu dikkati çekiyor. Bunlar aktif çalışan eğitimli ve aydın, partilerden hayal kırıklığına uğrayan gençlerdir. Onların siyasilere güveni düşük olsa da, toplumsal süreçlere katılma talepleri ortaya çıkıyor”.

Geçiş döneminin başından bu yana ”kronikleşen oy kullanmama” sürecini izleyen psikolog Dr. Plamen Dimitrov, aktif “desteklemeyenlerin” profiline başka açıklamalar da getirdi:

“Sandık başına gitmeyen veya gidip de “Kimseyi desteklemiyorum” şıkkını seçerek, hiçbir adayın desteklerine layık olmadığını gösteren bu gruba biz “agresif korunan” adı veriyoruz.

Onların arasında alt gruplardan bazıları aday isimlerde yeterince seviye ve potansiyel görmüyor. Ayrıca bunda bir öfke de var-  politik alanda olanlara karşı kiminde açık, kiminde gizli bir öfke seziliyor.


Bu insanlar aktif ve toplumsal ile siyasi bilince sahip, görülmek, duyulmak isteyen bir kesimdir.

Seçim hakkını kullanmayanlar çok olduğu gibi, “Kimseyi desteklemiyorum” şıkkını işaretleyenler de çoğunlukta ve araştırmalarımızda onları “Bulgaristan’ın lâl çoğunluğu” olarak adlandırıyoruz”.

Oy pusulası aracılığıyla kimseyi desteklemeyenleri ifade edenlerin rekor sayısı NBU Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Lidiya Denkova’ya göre, sıklaşan politik krizlere bağlı bir eğilimdir.  

“Kriz ne kadar büyük ise, böyle oy verenlerin sayısı da o bir o kadar artmaktadır” diyen Profesör, “Kimseyi desteklemiyorum” pusulasını sandığa atmanın, protesto oyu anlamına eşdeğer olduğunu vurguladı.


Seçim gününde evlerinde kalan insanlardan farklı olarak, bu grup seçmen bilinçli bir şekilde sandık başına gidiyor ve oyunu kimseyi desteklememek adına veriyor.

Bunlar eleştirisel düşünebilen, toplumsal görüş sahibi ve en peki bazı şeylerin iyileştiğini görmeyi ümit eden insanlar. Onların oy tercihi iki yönde yorumlanabilir. Birincisi- bu tercih suçlayıcıdır- çünkü tek bir politik oluşum bile onlara güven duyulacak düzeye gelmemiştir, ikincisi de perspektif yönlü bir tercihtir. Yani, geleceği bakış bir tercih sayılır.

Bu seçmenler: “Biz şimdilik böyle oy kullanıyoruz, fakat her zaman “Kimseyi desteklemiyorum” oyunu seçeceğimiz anlamına gelmiyor” mesajını veriyor.  Başka seçimlerde ilk imkanda, belli bir partinin doğru istikamette ilerlediğini gördüklerinde bu kesim ona oyunu verebilir.

Dolayısıyla bugünkü bu tercih, bütün partilerin gelecekteki gelişimini düzenliyor, o yüzden de çok önemlidir” dedi Prof. Denkova.  


“Kimseyi desteklemiyorum” parti olsaydı, yeni mecliste 11 milletvekiline sahip olacaktı.

2017 yılında Anayasa Mahkemesi, iki kez ard arda seçimlere katılmayan seçmenlerin seçim kütüklerinden silinmesine dair yasayla verilen cezayı kaldırdı ve böylece seçimlere katılım artık gönüllü bir tercih oldu.

Bu yüksek “desteklememe” oranı politikacılara bir uyarı niteliğinde olup, iki yılda beşinci seçimlerden sonra da ibret dersini almazlarsa, bundan sonraki seçimlerde “züccaciyede fil” misali onlar da desteklenmeyenlerin kervanına girebilir.

Yazı: Diana Tsankova (BNR Horizont programı röportajlarından derleme)

Çeviri: Sevda Dükkancı

Foto: BGNES,  BNR

Kategorideki diğer yazılar

Mariya Gabriel PP- DB’nin yönetim muhtırası fikrini kesinlikle reddetti

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Mariya Gabriel AB ve ABD Elçileri ile görüşmesi ardından Dışişleri Bakanlığında düzenlediği basın toplantısında, PP- DB’nin sözümona “yönetim muhtırasını” kesinlikle imzalamayacağını bildirdi. Bu..

Eklenme 21.02.2024 21:30

Balkanlar’ın gündemi

Rumen nakliyeciler Avusturya yüklerinin sınırda bekle tilmesinden  şikayetçi Romanya Ulusal Karayolu Taşımacıları Birliği (UNTRR), Başbakan Marcel Ciolacu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı, Dışişleri Bakanı ve Romanya'nın Sofya..

Eklenme 16.02.2024 13:15

Balkanlar’ın gündemi

İstanbul’un nüfusu azalsa da megapolis nüfus yoğunluğu açısından Avrupa’da birinci sırada yer alıyor Anadolu Ajansının Türkiye İstatistik Kurumu ve BM Nüfus Fonuna dayandırdığı haberine göre 2023 yılında İstanbul’un nüfusu 131 dünya ülkesinin..

Eklenme 09.02.2024 22:13