Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2020 Tüm hakları saklıdır

Маrk Kadin: Müzik dışında bir hayatım yok

Photo: BNR

Günümüzün en parlak müzik sanatçılarından Mark Kadin’in yaratıcılık yolunu  anne babası belirliyor. Onlar Mark’ı Ukrayna’nın doğduğu Kramatorsk şehrinin müzik okuluna gönderiyorlar. Büyük babasının yoluna koyulan Mark oradak klarinet çalmaya başlıyor. Bunu Harkov ve Moskova’daki öğrenim yılları, en ünlü orkestra ve toplulukların şefliği, onlarca dünya ülkesine konser turları izliyor.  2017 yılında Bulgaristan’a gelen şef Mark Kadin Bulgaristan Ulusal Radyosu Senfoni Orkestrasının başına geçiyor.

2003 yılında Bulgar dinleyici kitlesiyle gerçekleşen ilk buluşmasından Mark Kadin Rusya’dan müzisyenlerin Bulgar sahnesinde nispeten seyrek göründüğü uzun dönemden sonra ilk olmanın heyecanı ve büyük sorumluluğunu hatırlıyor.

Şöyle diyor:"Ne mutlu bana, her şey çok iyi geçti, buraya daha sık gelmeye, Sofya ve Bulgaristan insanlarını tanımaya, burasını giderek daha çok beğenmeye başladım. Normal insan tutumuyla karşılaştım, çalışmalarımda kişisel ile profesyonel ilişkiler birbiriyle kaynaştı."

Mark Kadin’in batonu altında  BNR Senfoni orkestrası  2018 yılında ‘Sirak Skitnik’ büyük ödülünü alıyor. Bu ödül Bulgaristan Milli Radyosu’nun  bir kamu medyası olarak gelişmesine yapılan katkılardan dolayı sunulur. Mark Kadin’in itirafına göre kendisi Bulgar müziğiyle buluşup bunu öğrenmeye başlaması ta ülkemize gelişinden sonra başlıyor.


Bu konuda şunları paylaştı:"Rusya’da Bulgaristan besteci eserlerinin partisyonlarını bulmak epey zor. Favori bir bestecim yok, zira her gün, her hafta, bütün ömrüm boyunca farklı müzik partisyonları ile karşılaşıyorum, öyle ki tercihlerim yok. Bu bağlamda hiç birine öncelik tanımıyor, bütün bestecilere saygı gösteriyorum."

Мüziğin dışında bir hayatın mevcut olup olmadığı konusunda şakalaşırken Mark Kadin, varsa böyle bir yaşam bile bunun ona göre olmadığını vurguluyor. Ama buna rağmen Маrk seyahate zaman buluyor. Varna, Plovdiv, Vratsa, Şumen, Koprivştitsa, Şiroka lıka, ülkemizde ziyaret ettiği cazibeli köşelerin sırf bir bölümünü oluşturuyor. Bulgar mutfağının ise kalbinde özel yeri var:

"Hangi yemeği tatsam hepsi lezzetlidir! Çabuk kilo aldığım için bu  bana büyük problem yaratır. Fazla yememeye çalışsam da denemelerim boşuna çünkü her şey çok lezzetli" diye şakalaşıyor orkestra şefi.

Aldığı komplimanları haketmediğini zannetmesine rağmen Mark Kadin’in Bulgarcası çok iyidir:

"Bulgarcayı çok hatalı konuşuyorum, dili öğrenme zamanım sınırlı, herkes konuştuklarımı anladığından buna teşvikim de yok. İçinde yanlışlıklar bulunmayan bir metni yazmam problemli ama bunu düzelteceğimi umuyorum.  Bana konuşulduğunda her şeyi anlıyorum ama kendim konuşmaya başlayınca hiç bir şey çıkmıyor" diye itiraf ediyor Kadin.

Mark Lvoviç’i şef Kadin’den ayırt eden nedir’ sorusuna Kadin şu cevabı verdi:

"Hiçbir fark mevcut değil. Sahnenin ardında da, provalar sırasında da, sahnede de ben aynı kişiliğe sahibim.Yalan söylemiyor, farklı maskeler takmıyorum. ‘Niçin?’ soracaksınız.Çünkü hangi maskeyi nerede kullanmış olduğumu unutunca her şey ortaya çıkar. Bütün ömrüm boyunca aynı kişiyim ve hiçbir şeye uymaya çalışma gereği görmüyorum" diyor Mark.


BNR Senfoni Orkestrasının yeni sanat sezonunun başlangıcı güçlüydü, programı zengin ve ilgi çekici olacağını vaadediyor. Biz ise insanların Mark Kadin hakkında merak ettikleri bir şey var mı acaba? sorusunu yöneltince şu cevabı aldık:

"Benimle ilgilenenler artık hakkımda her şeyi biliyorlar. İlgilenmeyenler ise varsınlar beni merak etmemeye devam etsinler."

Çeviri: Neli Dimitrova


Kategorideki diğer yazılar

Hollanda'dan gelen vlogger Leon: Bulgaristan’da kendimi harika hissediyorum

Leon’un tutkusu Bulgaristan’da tek başına seyahat edip otantik maceralar yaşamak, çünkü ülkemizin maneviyat ile dolu olduğunu düşünüyor. 28 yaşındaki Leon de Leeuw için Bulgaristan ilk görüşte aşk. Genç Leon, ülkemizi Doğu Avrupa turizm turu esnasında..

Eklenme 20.09.2020 04:15

Mylèna Atanassova – yüksek modaya götüren yol

"Zevk eğitilir. Zarafet mutluluktur. ”- Mylèna Atanassova'nın haute couture dünyasında başarıya giden yolu, işte bu iki cümleye dayalıdır. Mylèna yıllardır yaşamını Sofya ve Paris arasında bölüyor. Alexander McQueen, Stella McCartney gibi haute..

Eklenme 01.09.2020 05:35
Stoyanka Boneva, Eva Georgieva ve Yanka Rupkina

Dobruca halk şarkısının ‘beyaz kırlangıcı’ olan Eva Georgieva

Milli kültürümüzde derin ve kalıcı başarılarına imza atan Eva Georgieva, önde gelen Bulgar halk şarkıcılarımızdan biridir. Kendisi ‘Bılgarka’ üçlüsünün kurucu üyesidir.  1975 yılında kurulan folklor topluluğu, bayan şarkıcıların canlı performansını..

Eklenme 14.08.2020 06:05