Günün Programı

Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2021 Tüm hakları saklıdır

Cuma öğleden sonra

Musibetler karşısında Müslüman

Photo: Pixabay

İnsan, yeryüzü hayatı boyunca iyilik ve kötülükler, lütuf ve musibetler, ihsan ve belâlarla karşılaşacaktır. Hayatın kanunu bu. Allah, Kur’ân-ı Kerim’de bu hususta insanları uyarmış; korku ve açlıkla, malları ve canlarıyla imtihan edileceklerini bildirmiştir. Bu bakımdan insanın yeryüzünde tamamen başıboş, rahat ve keyifli bir hayat sürmesi bir hayaldir. Karlovo’daki Kurşunlu Caminin girişinde duvara grafitti hâlinde yazılmış olan “ed-dünyâ sâatün, velâ fîhâ râhatün”, yani dünya bir saatliktir ve onda rahat yoktur anlamına gelem sözler bunun veciz bir ifadesidir.

Bu durumda insanın yapması gereken, elinden geldiğince kötülük ve musibetlerden korunmanın yollarını aramak, önceden önüne geçmek, tedbir almak ve hayrı da şerri de veren Allah’a hayır için dua etmektir. Ama nihayetinde kaderde olan olumsuzluklar başına geldiğinde de bunların Allah’tan geldiğini bilmek, bu olumsuzluklara kendi hataları ve yanlış davranışlarının sebep olmuş olabileceğini düşünmek ve bunlardan dolayı Allah’a yönelip başından savması için dua etmek gerekir. Tabiî, bunu yaparken sabrı elden bırakmamalıdır. Zira sabreden kazanır, musibet geldiği anda isyana kapılmayıp sabırlı davranan sınama anlamına gelen belânın altından hayırlısıyla çıkar.

Bu hususa işaret etmek üzere Hazreti Muhammed (s.a.s.)’in sevgili eşi, müminlerin annesi Ümmü Seleme (r.a.) Peygamberimizden şu sözleri nakleder: “Birisinin başına bir musibet, belâ geldiğinde: ‘Biz Allah için varız ve Allah’a döneceğiz! Allahım! Başıma gelen olumsuzluğun, belânın karşılını sadece senden bekliyorum, başıma gelene sabretmemden dolayı beni ödüllendir ve ondan daha hayırlısıyla değiştir!’ desin.”

Unutmamalıyız ki, Allah’ın insanlar arasında en çok sevdikleri olan peygamberler ve bunların en üstünü olan Hazreti Muhammed birçok belâ ve musibetlerle karşılaşmıştır. Şahsen ve topluluk olarak muhatap oldukları bu olumsuz durumlar karşısında her zaman metanetlerini korumuşlar, bir anlık olsun Allah’tan ümit kesip isyan etmemişler, onun yardımına nail olmak için sabırla direnmişlerdir.

Müslümana yakışan, her halükârda “Elhamdülillâh!” deyip imanını tazelemesi, “Beterin beteri var...” düşüncesiyle şükrederek “Bu da geçer yahu!” sözleriyle zor da olsa ileriye gitmektir.


Kategorideki diğer yazılar

Sofya Müzesinde sanal gezinti

Eski merkezi başkent hamamının binasında yer alan Sofya Bölgesel Tarih Müzesi ziyaretçilerine yeni bir fırsat sunuyor – kalıcı sergisinde sanal gezinti. Sekiz odada bulunan sergi M.Ö. VI binyıl civarında başlayarak XX yüzyılın ortalarına kadar şehrin..

Eklenme 24.10.2021 10:35

Baçkovo Manastırı’nda restore edilmiş eski ikonlar gösteriliyor

Baçkovo Manastırı’nda yılsonuna kadar günümüze kadar sergilenmeyen eski ikonlar ve dini ayinlerde kullanılan nesneler ziyaretçiler tarafından görülebilecek. Bu nesneler, manastırın müzesinde yeni tamir edilen bölümde sergilenecek. Sergi açılışı bir dini..

Eklenme 23.10.2021 14:10
Belogradçik camii

Cuma öğleden sonra

Allah’ın peygamberlere vahiy yoluyla gönderdiği kitaplara ilâhî kitaplar, semavî kitaplar ya da mukaddes kitaplar denmektedir. Bu kitaplar inanmak İslâm’ın dayandığı imanın altı şartından biridir. Çünkü Allah son ilâhî kitap olan Kur’ân-ı Kerim’de şöyle..

Eklenme 22.10.2021 14:00