İvan Yahnaciev ile New York eskizleri

Photo: özel arşiv

Ünlü Bulgar ressam İvan Yahnaciev ve oğlu Aleksandır için bu yıl ilginç ve tecrübe ve izlenim dolu bir yıl oldu. Aleksandır İtalya, Perugia Üniversitesi’nde sanat tarihi bölümünü bitirdi, Birleşmiş Milletler’de olayları ve etkinlikleri yansıtan kendi haber ajansını kurdu. Baba – İvan Yahnaciev, Bulgaristan’da ‘body art’- ‘Vücut boyama’ sanatının kurucusudur, avangard ressam, eksantrik bir kişi ve hayat analizatörü. Peyzaj, natürmort ve figür kompozisyonlarından oluşan tabloları Bulgaristan’da Ulusal Güzel Sanatlar Galerisi’nin koleksiyonunda yer alırken, Yunanistan, ABD, Finlandiya, Fransa, İsveç ve Japonya’da özel koleksiyonları süslemektedirler.

Baba ve oğul Yahnaciev.Baba ve oğulun ortak çalışmalarından biri 2017 yılında Brüksel’de Avrupa Parlamentosu’nda Avrupa’da krizi resmettiler.Geçenlerde baba ve oğul Yahnacievi New York’ta İtalyan Konsolosluğu’nda ortak sergi düzenlediler. İvan Yahnaciev dünya kültür ve finansal başkentinde yaklaşık bir ay kalarak, ilginç kişilerle görüşerek, kültür etkinliklerini ziyaret ederek izlenimler biriktirdi. Ressam, Broadway’de ‘Hello, Dolly’ ve ‘Chikago’ gibi simgesel temsilleri izleme fırsatı buldu, blues gecelerine ve Chik Corea’nın konserine gidebildi.

İvan Yahnaciev anlattı:

Снимка‘Şehirdeki vitrinlerin tasarımından çok etkilendim, sanat eseri gibiler. Orada bütün dünyadan, değişik milletlerden insanların yaşam biçimini çok beğendim. Ve yoğun inşaat işleri var. Artık aşığa doğru kazıyorlar, yer altına on katlı bina inşa ediyorlar. Özgürlük Heykeline de gittim. Oradaki kuyrukların sonu yok. Günde binlerce kişi ziyaret ediyor heykeli. Bazıları heykel önünde dua ediyor – Araplar, Avrupalılar, her türlü insanlar. Bunu görünce hayrete düştüm’.

Ressam ünlü ‘ Guggenheim’ Çağdaş Sanat Müzesi'nden başka ilginç galeriler de ziyaret etmiş. Ve izlenimlerini paylaştı:

‘Onların özel koleksiyonları çok güçlü. Büyük galeriler yüzlerce tablo bağışlayan koleksiyoncular tarafından kurulmuş. Bizim Güzel Sanatlar Akademisi’nde ders olarak okuduğumuz şaheserlerin orijinallerini ilk kez gördüm. Bir başka şey de dikkatimi çekti, galeriler insan dolu, sadece yabancı turistler değil, yerliler de izliyor. Hatta bunu bir meslektaşımla paylaştım, o dedi ki: ‘Krizde olduğumuz zaman, insanlar hep galeriye gider. Huzur veya sorunların çözümünü sanatta ararlar’. Genelde New York’ta sanat çok yüksek düzeyde. Sanat her yerde, herkesin sanat yapma hakkı var, Bulgaristan’dan farklı olarak. Sanat gıdada, vitrinde, ünlü gökdelenlerde, sokaklarda…’.

New York'ta sokak sanatı.Ve New York’ta bir okula bakış:‘Fırsat oldu bir okulu ziyaret ettim. Çünkü ben Bulgaristan’da çocuklarla da çalışırım. Okullar güçlü koruma altında ve mükemmel disiplinli. Sanat eğitimin önceliği. Hatta bu dışarıdan da görünür. Duvarlarda resimler, heykeller. Bana göre genç nesil için çalışan, elbiselerinden tutun da çalıştıkları maddelere kadar bütün bir endüstri mevcut. Bence gelecek budur.’

Ve sanat izlenimleri: ‘Bir müzikali izledik, bir buçuk saat devam etti. Naylon poşet, gazete, tencere, lavabo, bidon , yer silme fırçaları ile yapılan müzik. Zemin ise davula dönüştürülmüş. Altında mikrofon var. 9 genç adam dilenci gibi giyinmiş , yere kum sürüyor, bir birini kovalıyor. Çok etkileyici, çünkü yeni bir sanat tarzı. Sokak sanatı sahneye taşınıyor, ancak bu sanatsal yolla oluyor – insanların ruhuna işliyor. Güzel sanatlar, heykeller de böyle. Bence bütün bunda gelecek var. ’

Fotoğraflar: özel arşiv

Çeviri. Müjgan Baharova

Kategorideki diğer yazılar

Profesör Irene Markoff: Bulgaristan benim ikinci vatanım!

Toronto Üniversitesi’nde müzik profesörü Irene Markoff, aslında Bulgar asıllı bir Kanadalı. Annesi Köstendil’den, babası ise Ruse’nin Ştrıklevo köyünden 1929‘larda Bulgaristan’dan göç etmiş bir ailenin çocuğu. Küçük yaştan itibaren kızkardeşi ile..

Eklenme 08.12.2018 10:10

Prosfora (Ayin ekmeği) mühürleri Bulgarların kilise hayatının kilit unsuru ve zengin kültürel mirasın bir parçası

Ekmek, Bulgar geleneksel kültürünün son derece önemli bir öğesidir ve ekmeğin yapımı ile ilgili olan nesnelerin her biri, bir ayin ekmeğinin statüsünü elde etmek için çok büyük önem taşır. Bu nesnelerden biri ekmeği kutsayan ve Kutsal Ayinlere katılma..

Eklenme 08.12.2018 08:10

Sofya "Avrupa Sineması Geceleri" girişiminin bir parçası oluyor

2017'de Cannes Festivalinde “Altın Palmiye” Ödülü'nü kazanan yönetmen Ruben Östlund'un "Square” – “Kare”  filmiyle, Sofya’da ilk kez düzenlenen "Avrupa Sineması Geceleri"nin açılışı yapılacak. Bu, 27 ülkeyi kapsayan ve çağdaş Avrupa sinemasının en..

Eklenme 07.12.2018 08:00