Nevriye Alieva: 40 sene çalıştım radyoda, her şeyi oradan öğrendim

Dünden bugüne radyo
“Dünden Bügüne Radyo” bölümünde sıradaki konuğumuz Nevriye Alieva. 1953 yılından 1985 yılına kadar Sofya Radyosu’nun “Ahali yayınları” olarak bilinen yurtiçi yayınlarında çalışmış. İlk başlarda piyeslerde ses olarak yer almış, daha sonra da programları kağıda alan daktilocu olarak görev almış. Ünlü jazz sanatçısı Yıldız İbrahimova’nın annesi Nevriye Hanım, bugün artık 93 yaşında, ancak radyo anıları hala hafızasında capcanlı. Radyoda unutulmaz güzel günler geçirmiş. “Radyo bana çok şey kazandırdı, radyo beni çık geliştirdi” diyor ve uzun ömrünün sırrını “İyilik yap iyilik göreceksiniz” sözleriyle özetliyor.

Yaptığımız röportajın bir bölümünü yayınlayarak, çınar misali bu bilge kadının anılarını dinleyicilerimizle paylaşıyoruz:

Radyoyla tanışmanız ne zamandan?


“Şimdi 93 yaşındayım. O zaman gençtik. Her hafta sonu gelir “Haksever Hasan” programında yer alırdık. Piyesleri Cumartesi günü yazıyorduk. Ben ise daktilo olarak çalıştım. 1953 yılında başladım. Bazen piyes yazdığımız günlerde gece saat 2’lere kadar radyoda uğraşırdık. Ali Derviş ve başkalarıyla da çalıştık. Çok güzel piyesler yaptık. O kadar çok beğeniyordum ki onları, bir gün sordum sorumlu kadına: Ne yapıyorsunuz onları, yayınladıktan sonra yırtıp, atıyor musunuz? O da dedi ki Sofya’ya yakın bir köyde (Borovets) onları özel bir yerde muhafaza ediyoruz. Bütün geçen materyaller orada korunuyormuş. Piyeslere Sofya’da yaşayan neredeyse bütün Türkler davet ediliyordu. Buradaki üniversite öğrencilerinin sesleri alınıyordu. Burada yaşayan önde gelenler de iştirak ederdi piyeslere. Çok mektup alırdık, çok da mektup gelirdi. Beğenilirdi, hele de Deliorman Türkleri. Çok beğenirlerdi bizim yaptığımız işleri. 1955 yılında memleket içine sanırım üç saat yayın yapardık.Ben Silistra’da doğdum. O zaman Romanya idi oraları. Romanya’da okudum 7. sınıfa kadar. Orada güzel bir Türk okulumuz vardı. Yedi yıl- ben o kadar okudum. Ondan sonra artık Bulgarlar geldi ve okula devam etmedim."

1930’lu- 40’lı yılları bize anlatır mısınız?


“Romanya’da yaşamamız en iyidi. Romenler Türklere hürmet eder. Daha sonra Bulgarlarla da iyi geçindik.Radyodaki Bulgar arkadaşlarımızla da çok iyi geçinirdik. Hele de piyesleri beraber yaparak, onlar da Türklerin sevdasını kaptılar. Radyoda çok iyidik. Ama ansızın böyle oldu /1985 yılında ülke içi yayınların kapanması/. Bundan sonra hiç gitmedim radyoda. Beni çağırdılar dış yayınlara. Avrupa’dan çok mektup geliyormuş. Gel de mektupları oku bize dediler. Ama rahat olmadım, yurt dışı yayınlara çalışmadım. 1985’te çıktım radyodan ve bir daha adımımı atmadım. O zaman çok kırıldık. Ansızından oldu bu iş. Topladılar bizi ve dediler ki yarındna sonra ahali yayınları olmayacak. Bitti, dediler, yok artık Türkçe yayın. Üzüntümüzden yığıldık."


Radyo size ne kazandırdı?

“Çok şey kazandırdı. Radyo işi çok iyi bir iştir. Herşeyi öğrenirsin. Mecbursun öğrenmeye, okumaya, kendini geliştirmeye. 40 sene çalıştım radyoda, her şeyi oradan öğrendim. İstemeden öğrenirsin, çünkü senin vazifendir o. Gazeteyi de okursun, kitabını da okursun…Radyo iyi bir yerdir ve gayet çok şey öğrenebilirsin.”

Dinleyicilere özel ne demek istersiniz?

“Dineyicilere ne diyeyim, anneciğim. Güzel şarkılar dinlesinler. Ben hala da şarkı söylerim kendi kendime. İnsanı ayakta tutuyor. Şarkıları severim. Onlar da sevsin.”

Bu uzun ömrün sırrı nedir?

“Ben fenalık görmedim hayatımdan. Ne kocamdan, ne işimden. Hep böyle iyilik ile yaşadık. Konu-komşuyla da iyilikle yaşadık, hısım akrabalardan hep iyilik gördüm. İnsan iyilik yapsın. Elinden ne gelirse, iyilik yapsın. Onun semeresi var. İyilik yapan iyilik buluyor. Öyle söyle. Kimseye fenalık yapmamışım şimdiye kadar. Hep iyilikle uğraştım.”

Fotoğraflar: Sevda Dükkanci ve özel arşiv

Kategorideki diğer yazılar

Bir sürü gerçek, küçük bir fantezi ve sınırsız Bulgaristan aşkı

Başarılı bir iş, büyük bir aile, gelenek ve modern süreçlere devamlı merak. İlko Minev’i bu şekilde kısaca tanıtabiliriz. Ayrıntılara gelince - Brezilya’nın Manaus şehrinde yaşıyor, kitaplarını burada yayınlıyor.11 Ekim’de NDK’da Portekiz dilinden..

Eklenme 14.10.2018 11:20

Stefan Nikolaev’in eseri Paris Grand Palais’in önünü süsleyecek

Bulgar ressam Stefan Nikolayev’in “Streetlight” konulu eseri, Paris, Grand Palais’in girişini süsleyecek. İlk defa cağdaş Bulgar sanatçının bir eseri Fransa başkentinin kentsel çevresini süsleyecek ve bu girişim, Paris’teki Michel Rein Galerisi’nin..

Eklenme 14.10.2018 08:55

CineLibri 2018'de 46 film ve bir sürü aşk

Dördüncü kez düzenlenen CineLibri film etkinliği tüm boyutlarıyla aşk temasına odaklanarak başladı.10-24 Ekim günleri arasında düzenlenen sloganı “Satırlar arasında aşk” olan festivalde başkentte ve daha 9 şehirde 46 sinema filminin 300 gösterimi olacak...

Eklenme 13.10.2018 12:05