Plovdiv - 2019 Avrupa Kültür Başkenti

Tütün dumanıyla süzülen zamanların ve nikotinli hikayelerin sergisi

Author:

Tütün dumanında islenen hikayeler, insanlar, eşyalar ve fotoğraflardan oluşan bir sergi ziyaretçileri eski dönemlere geri çeviriyor. Plovdiv’de “Duman. Türün hikayeleri” başlıklı sergi şehrin “Tütün kenti” olarak bilinen muhitinde açıldı. Tütün endüstrisinin 150 yıllık tarihçesini anlatan teşhir, Osmanlı İmparatorluğu yıllarından başlayan nikotin izlerini ürerek, çağdaş yazarların eserlerine bile konu olan hikayelerini yansıtıyor.


“Yunan tüccarlarının gönderdiği, geçmiş zamanların romantizmini estiren bu kervanlar çoktan gelmez olmuşu. Onların yerini “Nikotiana” kamyonları almıştı”. Yazar Dimitır Dimov “Tütün” romanında genç Bulgar devletinin ekonomik kalkınmasında etken ve geçim kaynağı olan tütünün sosyal manzarasını böyle yazıyor.


Osmanlı yönetiminden sonra köylüler şehirlere akın ederek, tütün depoları ve tütün fabrikalarında çalışmaya başlıyor. Savaştan sonra topraklarından kovulan (1913-1918)Batı Trakya Bulgarları da bu fabrikalarda istihdam edilir.


Bütün bunlar kronolojik olarak dört sergi salonunda görülebilir. 1878 öncesi dönem, 1892’de İlk Plovdiv Fuarı, Osmanlı yönetimine karşı mücadele dönemlerindeki yıllar olmak üzere, tütünün farklı dönemlerdeki yeri belgelerle, arşivlerle, fotoğraflarla, farklı objelerle teşhir ediliyor. Ayrıca tütün fabrikalarından işçilerin protestoları, savaşlar, Bulgaristan Türklerine uygulanan zorla isim değiştirme kampanyası yılları (1984-89), totaliter rejimin sarsıntılı dönemleri gibi farklı zaman dilimlerine ait sergi alanları var.


Ziyaretçiler tütün tüccarlarının arşiv seslerini, tütün fabrikasından çalışan işçi kadınların konuşmaları, Balkan Savaşından arşiv görüntüler, fabrikalarından birinde yangın karşıtı eğitim, eskiden yabancı ziyaretçiler önünde bir tütün fabrikasında tütün tadımları gibi sahnelerden oluşan ses, kayıt, görüntü ve fotoğraflar görebilecek.


Tarihçesi daha tütünün icat edilmesinden Avrupa’ya girişi ve günümüzde sanata dönüşümüne dayanıyor. Tütün endüstrisinin gelişimi ile Bulgaristan ve Plovdiv’in modernleşmesi arasındaki bağlar da bu hikayelerde gizlidir, diyor Plovdiv Avrupa Kültür Başkenti 2019 programı sanat müdürü Svetlana Kuyumcieva.

Sergide arşiv fotoğraflar, kartpostallar, reklamlar, fabrikalardan eşyalar, portreler bulunuyor. Sergide sevilen Bulgar filmlerinden bazı objeleri de görmek mümkün.  

Bir zamanlar şehrin tütün fabrikalarının ve depolarının bulunduğu binaların bazıları “Tütün kenti” adı altında hala ayakta. Bir asır önce kurulan depo ve fabrika binaları bugün terkedilmiş ve bazıları da yangın ve tahribata uğramış. Plovidv’in bu muhiti Kültür Başkenti döneminde sanat alanına dönüştürüldü. Bu fikrin temelinde ne vardır? Kuyumcieva anlatıyor: 

Nevena Kokanova(İrina) ve Yordan Matev(Boris), Dimitır Dimov’un “Tütün”romanından uyarlanan filmde.

“Tütün şehri” projesi şu an merkezde yer alan Plovdiv’in eski endüstri bölgesini kapsıyor. Bu unutulmuş, terkedilmiş binalara dikkat çevirip, onların çevresini sanatsal ve kültürel özelliklerle zenginleştirmek, farklı kültürel eylemlere sahne açmak ve sanat sayesinde bu boş yapıları canlandırmak istedik. Bu binaların bazıları günümüzde bahtsız kadere sahip. Kültürel etkinlikler beraber kaderleri de değişiyor.


Örneğin eski tütün tüccarı Dimitır Kudoğlu’nun dört deposu büyük bir yangının ortasında kaldı. Üç yıl önce bu yapılar son anda kül olmaktan kurtarıldı. Plovdiv için bu kadar önemli bir yılda sanat bir kez bu binaları aydınlattıysa eğer, bundan sonra kaderlerinin daha açık olacağı ve daha iyi şekilde korunacağını umuyoruz”. 


Fotoğraflar:tobacco-city.plovdiv2019.eu

Çeviri: Sevda Dükkancı  


Kategorideki diğer yazılar

“ArtRozaliada- aşk ve şarap şöleni” cam üzerinde odaklanıyor

Veliko Tırnovo şehrinde dokuzuncu kez düzenlenen Uluslararası Forumun organizatörü  Doç. Vladimir Avramov, her yıl ve aşk ve şaraba adanmış iki kutlamaya duygusal  bir anlam kazandırıyor, diye izah ediyor. Dokuz ülkeden 120 katılımcı “Rafael Mihaylov”..

Eklenme 14.02.2019 14:08

Hikmet Efendiev: Radyo 1970’lerde halk için siyasal, sosyal ve kültürel hayatın saat ayarıydı

Hikmet Efendiev 1947  Krumovgrad doğumlu. İlk öğrenimi ve liseyi doğduğu şehirde bitirdikten sonra,  Almanya’da üniversitede “Ekonomi” okudu. O zamanlar adı “Sofya Radyosu” olan BNR Türkçe Yayınlar ile tanışması nasıl oldu? “Sofya..

Eklenme 10.02.2019 10:15

Saray galerisinde sanatın "beyaz kuşu"

Kan bağışı yapıldığında , bu hayat kurtarmak için bir jesttir. Ulusal Galeriye sanat eserlerini bağışlandığında, bu Bulgar ruhunun ve yaratıcı enerjisinin birliğine katkıda bulunmaktır. Ulusal Galeri’de açılan “Bağışlar 2015 – 2018” konulu sergi ile..

Eklenme 09.02.2019 09:00