Cuma öğleden sonra

Plovdiv Cuma camii
Photo: BGNES

İNSANI MUAMMALAŞTIRAN YÖNÜ: RUH

İnsanlık tarihi boyunca merak edilen ve üzerinde çeşitli fikirler yürütülen, hatta ciddi manada ilmî tartışmalar yapılan hususlardan biri ruh konusudur. Bu konuda İslâm’ın kendine özgü bir bakış açısı vardır. Tefsir, hadis, kelâm, ahlâk ve tasavvuf, hatta dolaylı olarak fıkıh ilimleri tarafından konu edilmiştir.

Kur’ân-ı Kerim’de “ruh” ifadesi birkaç anlamda kullanılmaktadır. Cebrail aleyhisselâm, İsa aleyhisselâm, vahiy, Kur’ân ve insana canlılık kazandıran özü ruh olarak ifade edilmiştir. Ancak İslâm literatüründe ruh dendiğinde genellikle bu anlamların sonuncusu anlaşılmaktadır. Nitekim Secde suresinde Allah Teâlâ, kainatın yarıtılışyla ilgili bazı hususları ele aldıktan sonra insanın yartılışına da değinerek şöyle buyrumuştur: “O yarattığı herşeyi güzel yapmış ve ilk başta insanı çamurdan yaratmıştır. Sonra onun neslini önemsenmeyen bir suyun özünden yaratıp sürdürmüştür. Sonra ona düzgün bir şekil vermiş ve ruhundan ona üflemiş; sizi kulak, göz ve gönüllerle donatmıştır. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!”

Ancak ruhun mahiyeti konusunda Kur’ân bizlere geniş bilgi vermemiştir. İsrâ suresinin 85. ayetine bakacak olursak, şunları okumaktayız: “Sana ruh hakkında soru sorarlar. De ki: "Ruhun ne olduğunu ancak rabbim bilir, size ise pek az bilgi verilmiştir.”

Aslında Allah, bizlere bu konuda böyle veciz, ama yoruma da açık bir cevap vermekle bu hususta uzun uzadıya konuşmanın çok da faydalı olmayacağını ifade etmiştir. Çünkü ruh farklı boyuttaki bir varlıktır. O boyuttaki bilgilere vâkıf olmak ise içinde yaşadığımız şartlar ve taşıdığımız özelliklerle mümkün olmayacak bir iştir. Ancak ruh konusu üzerinde hiç durulmasın anlamında değildir bu sözler. İslâm dini, her konuda olduğu gibi, bu hususta da belirli çizgiler koymuştur.

Peygamber Efendimizin hadislerine baktığımızda, Onun ruhun mahiyetinde ziyade ruhun bedenden ayrılmasıyla vuku bulacak hususlar üzerinde durduğunu görmekteyiz. Nitekim kendisine bir grup Yahudi gelerek, ya da başka bir rivayete göre, Mekkeli müşrikleri göndererek ruh hakkında bilgi istediklerinde, Rasulüllah Efendimizin cevabı İsrâ suresinin belirtmiş olduğumuz ayetinden ibaret olmuştur.

Bununla birlikte Peygamberimiz başka bir vesileyle şunları da paylaşmıştır: “Müminin ruhu bedeninden çıkınca iki melek onu alır, yukarı çıkarırlar. Sema ehli der ki: Bu yerden gelen temiz bir ruhtur. 'Ey temiz ruh, Allah sana ve içinde ömrünü tamamladığın cesedine rahmet eylesin.' Sonra o ruh Rabbine götürülür ve kendisine şöyle der: 'Onu Sidre-i Müntehâ’ya götürün. 'Kâfirin ruhu bedeninden çıkınca sema ehli der: 'Bu, yerden gelen habis, kötü bir ruhtur. Onu da siccîne (cehenneme) götürün.' denilecektir.”

Bunlardan hareketle İslâm’ın bize bildirdikleri çerçevesinde ruhu anlamaya, tanımaya çalışmalıyız. Bundan da önemlisi ruhla ilgili var olan sapkın inanaçlardan uzak durmalıyız. Aynı zamanda ruhumuzu besleyerek onun tertemiz tutma gayreti içerisinde olmalıyız. 


Kategorideki diğer yazılar

Ortodoks Kilisesi Azizler Konstantinos ve Helena’yı anıyor

21 Mayıs’ta Otodoks Kilisesi, Aziz Konstantinos ve annesi Helena’yı anıyor. 313 yılında Milano ediktini çıkaran Konstantinos, Bizans’ın resmi dini olarak Hristiytanlığı getirdi. Halkın inanışına göre bu günde her türlü kır işleri kesinlikle..

Eklenme 21.05.2019 09:38

“Arkeologlar hazine avcılarına karşı” oyunu tarihimizi korumaya yardım ediyor

"Bulgaristan’da hazine, define avcılarının her gün arkeolojik tesislere büyük zararları var. Ülkede define arayanlarla büyük sorunlar yaşanıyor. Devlet olarak demografiyi, ekonomiyi yeniden düzeltebiliriz, ancak harap edilen tarihi geri çeviremeyiz,..

Eklenme 18.05.2019 07:50

Ramazan’da mal-mülk hususunda dengeyi yakalamak

Mal sahibi, mülk sahibi, Hani bunun ilk sahibi? Mal da yalan, mülk de yalan Var biraz da sen oyalan. Yunus Emre Allah Teâlâ insanları yaratırken herkesin dünya hayatı boyunca ihtiyaç duyacağı rızkı da ölçülü bir şekilde..

Eklenme 17.05.2019 16:35